Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Ev / Gökçek'ten / Candida Albicans

Candida Albicans

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz
Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.

Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

Küf mantarı hem faydalı hende zararlıdır.
a-) Faydaları:
1-) Tabiattaki artık maddeleri çürütür ve toprağa dönüştürür.
2-) Hayvan ve bitli artıkları ve ölüsünü vede insanın artılkarını toprağa dönüştürtür.
3-) İmalat sanayinde üretim aracı olarak kulanılır.
4-) Vitamiler, enzimler ve antibiyotikler üretümünde kulanılır.

b-) Zararları:
1-) Odun, tekstil, kağıt ve besinleri tahripederek milyarlarca zarara sebep olur.
2-) Bitki hastalıklarının baş sorumlusu olup, meyve ve sebzeleri tahripeder ve milyarlarca zarara sebep olur.
3-) İnsan ve hayvanlarda enfeksiyon ve allerji başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olur.
4-) Küf mantarlarının üretikleri zehirler (mikotoksinler) kanser başta olmak üzere birçok hastalığa sebep olurlar.

Mantar türleri:
Mantarlar likenlerle birlikte yaşarlar. Likenler fotosentezle karbonhidratları üretirler ve mantarlarda su ve mineralleri likenlere sunarlar. Böylece problemsiz birlikte yaşarlar. Antibiyotik ilaçların %25?inin küf mantarından eldeedilir. Bunedenle antibiyotik ilaçlar küf mantarlarının gelişmesi ve yayılması için ideal ortam oluştururlar.
a-) Maya mantarları: Candida albicans ve kryptokokken en önemlileridir.
b-) Küf mantarları: Aspergillus türleri, penicillum, mucor, botrytis, fusarium, alternaria ve cladosporium türleri en önemlileridir.

Mantarların yayılışı:
1-) Besinlerle küf mantarları yayılır.
2-) Kimyasal ilaçlar küf mantarlarının yayılmasına sebep olurlar, örneğin penisillin küf mantarından eldeedilmiştir.
3-) Ağır metaller: Bakır ve civa gibi küf mantarlarının yayılmasına sebep olur örneğin eskiden bakır kaplarla yenen yemeklerden dolatı sıksık zehirlenmeler olmuştur.
4-) Küf mantarını tenefüs ederek zehirlenme

Küf mantarı nerede bulunur?
Ahırları, hayvan bulunan evler, hyvan yemleri, tahıl ambarları, nemli veya yaş odalar, ev tozu, eski koltuklar, eski döşeme, tam olarak kurumamış yeni binalar, ağaç mobilya ve lamimnat gibi tahta döşemelerde kulanılan kimyasal ilaçlar, mutfak, besin depolanan kelerler, klimalar, nemli havanınaolduğu mekenlar, süsbitkileri, bitki artıkları, sabunlar ve kozmetik maddeler, diş macunları, kimyasal ilaçlardan: antibiyotikler, antialarjikler, antihistaminikler, kortizon ve mide-bağırsak ilaçları küf mantarları içerirler. Ayrıca kimyasal meteotlarla hazırlanan ilaçlar örneğin B12-Vitamini, penisilin vb. Küf mantarlarından eldeedilir. Buda fayda yerine zarar verir. 

Mantar hastalıkları:
Deri, tırnak ve ayakta görülen mantar türleri genelikle mukozada mantar olduğuna işarettir. Küf mantarları nefesyolları ve sindirim sistemine, özeliklede mide-bağısak mukozasına yerleşirler. Nefesyollarına yerleşmişse allerji, astım, allerjik bronşit ve mide-bağırsak mukozasına yerleşmişse besinallerjisi, migren, depresyon, hormon anormalikleri vede mide-bağırsak rahatsızlıklarına sebep olurlar.

Mikotoksinler (mantar zehirleri):
Kronik bronşit, astım, psödo-krup, bronş karzinomu, ishal, kabızlık, bulantı, besinallerjisi, kronik bağırsak ilt. (enterit), kalın bağırsakilt. (kolit), kalın bağırsak ülseri, psodö-allerji, allerji, allerjik astım, kronik bronşit, enfeksiyon ve çoçuklarda hiperaktifitete neden olur. Buna karşı kulanılan kortizonlu ilaçlar küf mantarının yayılmasına neden olduğundan hastalık dahada karmaşı bir hal alır ve daha başka hastalıklarda ortaya çıkar. Mikotoksinler organizmayı taripeder, mutajenik (genetik değişim yaratan), kanserojen (kanser yapıcı ), ve teratojenik (organ ve dokuların özürlü olmasına sebep olan) etkilere sahiptir.

Mikotoksinler, mantar zehirleri:
Küf mantarının zehirlerini yani mikotoksinleri üretmesi besin maddeleri ve hayvan yemleri ile mümkündür. Nemli ekmek hemen küflenirken , kuru ekmek asla küflenmez. Küf mantarı 0-40 derece arasında her zaman mikotoksin salgılıyabilir. Küf mantarının mikotoksin üretimi durdurulamaz, fakat besinler hazırlanırken dikat edilirse küf mantarının yayılması önlenir. En tehlikeli çavdar mahmuzu mantarıdır. Bu mantar ishal, kusma, bulantı, başağrısı, organların ölmesi, sinirlerin tahrip olması, kaslaerda karıncalanma, kramplar, sara vb. Rahatsızlıklara sebep olur.

Küf mantarının en önemlileri:
1-) Aspergillus flavus
2-) Aspergillus fumigatus
3-) Aspergitus niger
Bunlar çok tehlikeli mikotoksik maddeler olan: Aflotoksin B1, G1, M1, Patulin, Ocratoksin A, Kojiasidi (Cojiasidi) ve Penisilinasidi üretürler. Bu mikotoksinler: Tansiyon düşürücü, mutajen, teratojen, kanserojenje, nefrotoksik etkiye sahiptirler. Küf mantarlarının üretiği bazı zehirler ise östrojen (dişilik hormonu) gibi etkiye sahiptirler.

Mikotoksikozlar (Mikotoksinlerin sebep olabileceği hastalıklar):
İshal, kusma, mide ağrısı, ağız ve yutakta yanma, kas krampları, nefes alış-verişlerini felçe uğratma, nabız zafiyeti, titreme, üşüme, eklem ağrıları, bazı uzuvlarda uyuşukluk, nefes darlığı, sara, hafıza kayıbı, koma, romatizma, MS (multiple skleroz), Parkinson hastalığı, Lupuserythematodes (kılcal damarlardaki patalojik değişiklikler, kronik yorğunluk, hormon anormalikleri vb hastalıklar

Mikotoksikoz türleri:
a-) Eksojenik (harici) nedenlerle ortaya çıkan mikotoksikozlar:
1-) Küf mantarının yayılması, örneğin: Orman, tahıltarlaları ve binalar
2-) Kimyasal ilaçlar ve ağır metaller, örneğin haşerelere karşı kulanılan ilaçlar.
b-) Endojenik (dahili) mikotoksikozlar:
1-) Mikotoksin içeren ilaçlar
2-) Antimikozitikalar (mantarlara karşı kulanılan ilçlar)
3-) Küf mantarlarının üretiği besinler

Bunlardan eksojenik mikotoksikozları tedavi etmek kolaydır. , fakat endojenik mikotoksikozlar çok problem yaratabilir. Endojenik mikotoksikozlar primeri (birinci) ve sekodori (ikinci) olmak üzere iki gruba ayrılır. Primer mikotoksikozlar direkt olarak küf mantarları tarafından sebep olunan rahatsızlıklar olurken sekondori mikotoksikozlar ayrıca bağırsakların, özeliklede ince bağırsağın tashrip olması nedeniyle daha kompleks bir durum ortaya çıkar.

ASLINDA MANTAR OLMAYAN İNSAN YOK, HER İNSANIN 1 G DEFİ HACETİNDE TAKRİBEN 300-1000 MANTAR BULUNUR. BU PROBLEM TEŞKİL ETMEZ.

FAKAT İNSANLAR AŞIRI KİMYASAL İLÇALAR KULLANIRLAR İSELWER FAYDALI BAKTERİLER AZALIR YERİNDE MANTAR YERLEŞİR. SADECE ANTİBİYOTİK GİBİ KİMYASALALAR DEĞİL HAZIR GIDSALARDA Kİ KİMYASALLARDA KİMYASAL İLAÇLAR KADAR TEHLİKELİDİR VEYA HİJYENİK OLMAYA BİR TUVALET KULLANDINIZ SİZE MİKROP BULAŞIR VE BÖYLECE PROBLEMLER BAŞLAR.

Mantarın yoğunluğuna ve türüne göre üretiği toksik maddeler farklı farklı olacağından farklı farklı hastalıkları tetikler. Bunlardan en önmeliside Bağırsak mantarlarının üretiği zehirli gazlar ve zehirli alkoller bağırsakalrı yakar. Bağırsaklar toksik maddeye karşı kendini korumak için yağlanır ve yağlandıkca diaminooksida isimli enzim azalır. DAO azalır ise hitamin yükselir. Histaminin seviyesini durdurmak için doktorların yazdığı antihistaminikler ve kortizonlu ilçalar sadece baskılar ve tedavi etmez. Uzun vadede kortizon kemikleri eriti, hafızaya zarar verir, deriyi inceltir, hormonları bozar, alerjik hastalıkalr ve cilt hastalıkalrını dahada ağırlaştırır. En önmeliside kişi yemek yemesede kilo almaya başlar ve bir daha kilo veremz. Yemek yememesine rağman sürekli davul gibi bir şiş kinlik hasıl olur ve nefes lamakta zorlanır. Hormonları azalacağından cinsel arzularıda azalır. Beyin yeterli ve kaliteli hormon salğılıyamacağından kişi gergin, gerlimli, stresli ve kavgacı olur. 

Örneğin;
1 g defi hacette 10.000 var ise kişide halsizlik, yorgunluk, omus, sır ve bel ağrıları başlar
1 g defi hacette 100.000-500.000 mantar var ise kişide alerjik hastalıklar ve cilt hastalıklarına sebep olur
1 g defi hacette 500.000-1.000.000 mantar olur ise kişide panik atak, ölüm korkusu, depresyon vs görülür.

Yani hastalığın ağırlığı mantarın yoğunluğu ve türüne göre değişir. Bazı mantar türleri zehirli gazlar üretir. Bunlar şişkinlik, nefes darlığı kalo sıkışması vs yi tetikler. Bazı mantar türleri zehirli alkoller üretir, metil alkol gibi bu alkoller karaciğer yağlanmasına sebep olur. Sonrada damar tıkanıklıkları kalp krizi ve beyin kanaması gibi rahatsızlıkları tetikler. 

Bağırsak mantarını modern tıbbın teşhis edememesi nedeniyle hastalıklar yıllarca anlaşılmaz. Genelikle hastalıkların kaynağının piskolojik, stres, ailevi sebeplerden meydana geldiği varsayımları ile hastalar yıllarca acı çeker. Bağırsak mantarı teşhis edilemez,
Çünkü;
1. mantarlar bağırsak mukozasına kene gibi yapışır,
2. Mantarlar bağırsak mukozasının şeklini ve rengini alır.
3. Kana karışmadığından kan tahlininde çıkmaz.
Oysaki kişi Sabah kalkıldığında bir bardak suya tükürün eğer tükürük dibe çökerse mantar vardır.

Son yıllarda sessiz ve yıkıcı hastalıklarda patlama yaşandı. Tetkiklere ve testlere bol bol para harcanırken, yanlış ilacların kullanılması çok daha kötü sonuçlara yol açtı. Kimse bağırsaklarından tüm vücuda geçen ve organlarına büyük zarar veren Candida Albicans maya mantarından şüphelenmedi. Kandida’nın neden olduğu obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları, hormonal bozukluklar, kanser ve sinir sistemi hastalıkları adeta insanların kaderi haline geldi. Kısaca yanlış ilaç kullanımı, stres, hazır gıdalar önce bağırsaklarımızın doğal florasını bozdu. Bağırsak geçirgenliğini arttırdı. Kanımıza karışan sindirilmemiş maddeler, ağır metaller, katkı maddeleri organlarımıza zarar vermeye başladı. Kandida’nın en önemli belirtisi alkoliklerde ya da sarılıkta olduğu gibi karaciğerde bozukluktur. Çünkü mantarlar şekeri alkole dönüştürür. Bağırsakta mantar enfeksiyonu olan kişilerde genellikle; kabızlık, gaz, kas ağrısı, burun tıkanıklığı, aşırı yemek yemek, yorgunluk, depresyon, sinirlilik, duygu durum bozukluğu, isteksizlik, öksürük, nefes darlığı ve baş ağrısı gibi belirtiler görülür.

ŞEKERİ ÇOK SEVİYOR
Beyaz şeker ve beyaz unla beslenen mantarlar, oldukça hızlı çoğalırlar. Zaten Kandida mantarının çoğaldığı ve bağırsak florasının bozulduğuna dair en net belirti tatlıya karşı bağımlılıktır. Gereğinden fazla çoğaldığında ince ve kalın bağırsakta doku hasarına neden olur. Kandidası olan kişilerde gıdalara ve kimyasallara karşı duyarlılık vardır. Bu hasar uzun vadede bağışıklık sisteminin kafasını karıştırır. Ve birçok hastalığın temelini oluşturur. Teşhis edilmesi zor olduğundan çoğu kişi için ciddi bir sorun haline gelmektedir. Kandida mantarından arınarak vücudunuzda varolduğunu düşündüğünüz pek çok hastalıktan ve fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Ancak bu uzun bir tedavi gerektirebilir.

Vücudu sinsice ele geçiren Kandida Mantar Enfeksiyonu’nun başlıca nedenleri şunlar:
* Beslenme alışkanlıklarında yapılan hatalar.
* Şekerli besinlerin fazla miktarda tüketilmesi.
* Sezaryen ile yapılan doğumlar.
* Günlük beslenme programında karbonhidratlara ağırlık verme.
* Gereksiz yere kullanılan antibiyotikler.
* Yanlış diyetler, faydalı yağların beslenmeden çıkartılması, laksatif ilaç ve çayların çok kullanılması sonucu bağırsak florasının bozulması.
* Antibiyotik ve kimyasal ilaç kullanımının artması başta olmak üzere yanlış tedavi yöntemleri bu artışa neden oldu..

Mantarların semptomu (belitileri)
1-) Maya mantarları şeker ve karbonhidratlarla beslenir ve bunlarda ürettiği zehirli gazlar şişkinlik yapar.
2-) Nefes darlığı ve kalprahatsızlıkları: Karındaki gaz diyaframı yukarı doğru kalrdırır. Sıkışan akciğer nedeniyle defes darlığı ve sıkışan kalp nedeniylede kalp rahatsızlıkları görülür.
3-) Dişeti ve dilde beyaz tabakalar oluşur fırcalamave yıkama ile gecsede yenide oluşur.
4-) Deride kaşıntıya sebep olur.
5-) Bağırsak mantarlarının aşırı şeker tüketmesi nedeniyle kişinin kanında şeker yetersizliği görülür. Vücudun şeker ihtiyacı giderilemediğinden kişi sürekli şekerli maddeler yer.
6-) Bağısaklardaki mantarlar faydalı bakterileri yavaş yavaş yokederek yerini alı. Bu nedenlede kişide kabızlık, ishal vb. Rahatsızlıklar ortaya çıkar.Bu mantarlar sonra idrar yollarına geçer.
7-) Kişi alkol içmediği halde ağzı alkol kokuyorsa buna bağırsak mantarlarınaın sebep olduğu alkol üretimindendir.
8-) Kronik mesane ve vajina iltihaplanması:Antibiyotik ilaçlar bakterileri öldürürken mantarların yayılmasına neden olur. Böylece daha tehlikeli ve sıksık iltiplanmalar görülür.
9-) Eklem ve kas ağrıları: Mnatarların salğıladığı mikotoksinlereklem ve kaslarda yoğunkaşarak ağrılara sebep olur. Bu ağrıların romatizmadanmı mikotoksinlerdenmi olduğu analşılamaz.
10-) Yorğun dermansız ve konsentre olamama: Vücut sürekli mantarlar ve zehirleri (mikotoksiler) ile uğraşmaktan kendini regenerasyon (yenilem) yapamaz ve kişi genelikle yorğu olur ve konsentre olamaz.
11-) Cinsel isteksizlik: Kişide enerji yetersizliği olduğundan, buda cinsel isteksizliğe sebep olur. Ayrıca mantarların salgıladığı mikotoksinler hormon beneri etkiye sebep olduğundan kadınlarda kısırlığa dahi sebep olabilir.
Mantarlar doğum konturol hapları ile dahada çok yayılırlar ,ç ünkü bu onların besinin oluşturur.
Mantarlar her insanda başka rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu nedenle bu rantarın rahasızlığı şu değil denemez.

Bağırsak Mantarını Teşhis Etme:
Sabah kalkıldığında bir bardak suya tükürün eğer tükürük dibe çökerse mantar vardır.
1-) Şişkinlik, kabızlık, ishal, karında şişkinlik
2-) Makatta kaşıntı ve kızarıklık
3-) Mide ağrısı ve ağız kokusu,
4-) Dişte ve dile beyazımsı, sarımsı veya kahverengi pas gibi tabaka varsa mantar var demektir, hiç bir tabaka çokta aşırı kızarmışsa çok yoğun mantar var demektir.
5-) Aşırı yorğunluk, dermansızlık konsantre olamama, unutkanlık, isteksizlik
6-) Aşırı tatlı yeme isteği ve aşırı açlık duygusu
7-) Kasların titremsi ve kas ağrısı
8-) Nefes darlığı, burun tıkanması, kulak iltihaplanması, sinüzit, faranjit, bronşit
9-) Ense, omuz, sırt ve bel ağrısı
10-) Eklem ağrısı ve şişmesi, dokularda ağrı (fibromiyalji), sle
11-) Deride sivilce, saçların yağlanması, deride kuruma, akne inverse, sedef, ekzem
12-) Küf gibi pis bir koku ve bayanlarda  beyazımsı veya sarı akıntılar
13-) Adet halinde aşırı ağrılar mantar enfeksiyonu nedeniyle
14-) Kolit, ülseratif kolit, morbus kron, ibs ve enterit gibi iltihaplı rahatsızlıklar
15-) Kronik böbrek yetmezliği, mesane iltihaplanması, instersistiyel sistit, cinsel isteksizlik, prostatit, vajinit
16-) Mikotoksinler migren, baş ağrısı, depresyon ve panik atakı tetikler
17-) Diabet, kolesterol ve yüksek tansiyonu tetikler
18-) Kurdeşen, kaşıntı, polen alerjisi, besin alerjisi, alerjik astım, atopik ekzem
19-) Skleroderma, otiszm, alzeimer, Parkinson ms (multiple skleroz)

Küf mantarı nasıl teşhis edilir?
Defi-hacet testi: Defi-hacettenin (dışkı ) değişik noktalarından alına nümuneler laboratura gönderilir ve inceleme sonucunda mantar bulunursa tedaviye başlanır. Çoğu zaman defi-hacet testi yeterli olmamakta ve ve kişideki mantarlar teşhis edilememektedir. Bu nedenle şüpheli durumlarda kann testi yapılmalıdır. Hemagglutinasion test, yani kanda İmmünglobulin Tip M (İgM) kanda bir hafa gibi kısa süreli devriye görevi yapar, şayet İgM kanda varsa mantarda var demektir. İmmünfloreszenz testi: Buradakanda immünglobulin Tip G (İgG) olup olmadığına bakılır, şayet varsa vücutta bir aydır mantarlara karşı mücadele olduğunu gösterir.

Küf mantarının tedavisi:
1-) Besinlerin bozulmadan atrılması gerekir, bozulunca tehlikelidir.
2-) Evin temiz tutulması ve küf mantarından korunması
3-) Kimyasal ilaçlar, özeliklede küf mantarının yayılmasın sebep olabilecek penisili ve kortizonlu ilaçlardan uzak durlmalıdır.
4-) Spor yapılmalı
5-) Hijyene dikkatedilmeli

Küf mantarı ve maya mantarı (cadida albicans), Unutulmamalı küf mantarı (aspergillus ve diğerleri) olmadan, maya mantarları (candida albicans ve diğerleri) yaşıyamazlar ve manatarların yayılmasında Epstein Bar Virüsü çok önemli rol oynar.
6-) Mantarları azdıran Beyaz unmamüleri; ekmek, mantı, makarna, tatlı yiyecekler ve tatlı içeceklerden uzak durulmalıdır.Talı yiyecek ve içecekler vede hamurlu yiyecekler mantarların ana besinlerini oluşturur.Tatlı yiyeckler sadece baklava çikolata değil, kavun, karpuz ve üzüm gibi tatlı meyvelerde mantarları besler.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.
Allerji ve şişkinliğin sebei bağırsak mantarlarıdır: Sibel hanım tam 10 yıl yakalandığı amansız hastalıklar ki bunların başında özeliklede meyve, fındık, fıstık vb yiyeceklere karışı allerji, iltihaplı hastalıklar ağrılar vb,. Frankfurt ve çevresindeki kliniklerde gitmediği uzman doktor kalmaz. Fakat doktorlar hastalığına teşhis koyamazlar, kız kardeşi bana bunun ne olabileceğini sordu. Bende şayet yemekten sonra şişkinlik oluyorsa, allerjisi varsa ve kalbinde sıkışma gibi haller oluyorsa mutlaka bağırsak mantarı vardır vebunu teşhis etmek çok zordur dedim. Sibel hanım doktoruna bağırsak mantarı olup olmadığının teşhis edilmesini istemiş, doktorları buna biz karar veririz derelersede bayanın diretmesi karşısında bir düzine araştırmadan sonra bağırsakalarında 45 cm lik bir kısmın tamamen tahrip olduğunu ve hemen amaliyat olması gerektiğini söylemişler ve amaliyat etmişlerdir.

Mantarların üretmiş olduğu toksik maddeler nedeniyle vücudun pH değeri bozulur ve kanın pH=7,40 yani hafif bazik, bu değerde % 0,2 bir asitlenem dahi hayati tehlikeye sebep olduğundan asit minerallerle asitik baz’a (curuf) dönüştürülerek vücudun zayıf noktalarına depolanır.Depolanan bu curufa önce ölü mikroplar ve hücreler yapışarak büyür ve sonra içerisine canlı mikroplar yerleşir ve toksik madde üreten merkezler oluşur. Sadece mantarlar değil, tatlı, hamurlu (beyaz un mamüleri), şarkuteri (sucuk, salam, sosis), çay, kahve, kola ve katkı maddesi içeren hazır yiyecek ve içecekler vede festfood asidoza sebep olur.Bozulan pH dengesini sağlamak için geçici olarak Sodyumbikarbonat almak iyi olur.Asitli ortam (asidoz) bağışıklık sisteminin zayıflaması ve mikropların çoğalması ve hastalıkların tedavi edilemez bir hal alması demektir.

Bilindiği gibi kaşıntı, kurdeşen, polen-, ve besin alerjisi, akne, sedef, ekzem vb. deri hastalıkları, nefesdarlığı, astım, faranjit, behçet, romatizma, ankilozan spondilit, saçkıran, kabızlık, ishal, kolit vb. mide bağırsak rahatszılıklarının ana sebebi mantarlardır.Hatta kanserin sebebinin de mantarlar olduğunu onkolog Dr. Simoncini ispatlamış ve yıllardır tedavi edilemeyen kanser hastalarını 3-4 günde tedavi etmiş ve 100 yıldır kanser üzerine yazılıp çizilenlerin mesnetsiz olduğunu belgelemiştir.Peki mantarlar bu kadar çok hastalığa sebep oluyorda neden teşhis ve tedavi edilemiyor, çünkü mantarlar bağırsak mukozasına sülük gibi yapışıyor ve buradan vücudun her noktasına ulaşıyor.Bu nedenlede yapılan tahlillerde mantar görünmüyor.Doktorlar da herhangi bir bakteri, virüs veya mantar yok o halde sizin rahatsızlığınız tamamen piskolojik nedenler den kaynaklanıyor, bunun sebebi ailevi, stres, depresyon vs diyerek.Hastalara antidepresanlar yazmaktlar.Hastalar perişan olmaktadır.Almanyada dünyanın en modern mikrobiyoloji labaratuarını kurmuşlar benim o zamanki doktorum buraya bir kaç defa benim def-i hacetimi gönderdi ve incelediler.Doktor ibrahim bey sizde asla mantar yok dedi.Ben ona bakın bütün belirtileri var, sadece mantar bakteriden farklı olarak bağırsak mukozasına yapışır ve çıkmaz, bu nedenlede teşhis edilemez ve nadiren mantarlar mukozayı tamamen tahrip edince teşhis edilebilir.

Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.

Mantarlar, mycosis, mikozis, mikoz
Mantar ormanda yetişen zehirli veya zehirsiz, yenen veya yenmeyen mantarlar alka gelmemelidir. Bizim burada anlatmaya çalıştığımız mantar virüsler, bakteriler ve parazitler kadar tehlikeli ve hatta bazen dahada tehlikeli olan deri, nefesyolları, ve bağırsak mantarlarından bahsedeceğiz.

Mantarlar önce eksojenik (harici) ve endojenik (dahili) mantarlar olmak üzere iki gruba ayırılır. Eksojenik mantarlar deri, tırnak ve ayak mantarları diye üç grupta incelenir. Endojenik mantarlar iki grupta incelenir ve bunlar küf mantarları (aspergillus, ?) vede maya mantarı candida albicans, ?) Küf mantarı olmadan maya mantarı yaşıyamaz. Küf mantarı ve maya mantarlarının vücuda yerlaşmesi bağırsak florasının tahribatına nedeniyledir.

Son yıllarda Almanyada sürekli candida albicansın ne kadar tehlikeli olduğundan bahsediliyor, fakat bu mantarın neden bu kadar çok yayılabildiği ve nasıl olupta bir çok hastalığa sebep olduğu konusunda pek birşey yazılmıyor. İşte burada bu konu matarların yayılmasına antibiyotitik ilaçlar (bakterileri öldürürcü) ve antimikozit (mantarları yokedici) ilaçlar ve kortizonlu ilaçlar en önemli etkenler olduğunu göreceğiz.

Meyve Zehirdir, Meyve şekeri zararsız efsanesi

DİKKAT!!! FAZLA VE ZAMANSIZ YENİLEN MEYVE ZEHİRLEYEBİLİR
Meyve Diyabet, Yüksek Tansiyon, Kronik Yorgunluk, Halsizlik, Dermansızlık, Obezite, Karaciğer Yağlanması, İktidarsızlık, Cinsel İsteksizlik, Kısırlık v hatta dokularda özelikle de bağı dokusunda yağlanmaya sebep olur böylece kişinin hareketlerini sınırlar değil koşmak yürümekte bile zorlanabilir ve Beynin Fonksiyonlarını bozar ve Bağırsaklardaki zararlı mikropları özelikle de CANDİDAYI BESLER. Bu nedenle Meyve en fazla günde bir adet ve Akşam yemeğinden en az 4 Saat önce tüketilmelidir. Fruktoz Alkol gibi Karaciğeri, Beyni bozar ve kanda ürik asit seviyesinde artış, böbrek taşı, gut ve kanser gibi hastalıkların tetiklediği bilimsel araştırma yayınlanmıştır. ​​Sağlıklı beslenmek için meyveleri rahat rahat tüketirken vücudumuza bolca meyve şekeri yani fruktoz alıyoruz. Her yönüyle faydalı diye düşündüğümüz meyvelerdeki fruktozun fazlası bakın vücudumuzda nelere yol açıyor!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Meyve şekeri zararsız efsanesi; Meyve Diyabet, Yüksek Tansiyon, Kronik Yorgunluk, Halsizlik, Dermansızlık, Obezite ve Karaciğer Yağlanmasına sebep olur ve Beynin Fonsiyonlarını bozar ve Bağırsaklardaki zararlı mikropları özelikle de CANDİDAYI BESLER. Bu nedenle Meyve en fazla günde bir adet ve Akşam yemeğinden en az 4 Saat önce tüketilmelidir. Fruktoz Alkol gibi Karaciğeri, Beyni bozar ve kanda ürik asit seviyesinde artış, böbrek taşı, gut ve kanser gibi hastalıkların tetiklediği bilimsel araştırma yayınlanmıştır.

​​Sağlıklı beslenmek için meyveleri rahat rahat tüketirken vücudumuza bolca meyve şekeri yani fruktoz alıyoruz. Her yönüyle faydalı diye düşündüğümüz meyvelerdeki fruktozun fazlası bakın vücudumuzda nelere yol açıyor!

FRUKTOZ NEDİR?
Fruktoz, vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için kullandığı basit bir şeker. Meyve, sebze ve balda doğal olarak bulunuyor ve basit şekerler içinde en tatlı olanı. Glikoz vücudun tüm hücrelerinde kullanılırken, fruktoz sadece karaciğer için gerekli ve bunun miktarı da günlük 15 gram.

FAZLASI DOĞRUDAN YAĞA DÖNÜŞÜYOR
Meyve ve sebzelerin yanı sıra yemeklerde tüketilen beyaz şeker, yani sakkaroz, enzimler tarafından parçalanarak glikoz ve fruktoza ayrışır. Glikoz hemen kana karışıp kan şekerini yükseltir, yükselen kan şekerini dengelemek için pankreas insülin salgılar, insülin glikozun bir miktarını alıp vücudun enerji ihtiyacı olan hücrelerine, bir kısmını da sonradan enerji ihtiyacı olduğunda kullanılmak üzere depolanması için karaciğere aktarır.

Fruktoz ise rafine şeker kaynaklı da olsa, mısır şurubu kaynaklı veya meyve kaynaklı da olsa incebağırsaktan emilerek karaciğere taşınır. Meyve suyunda lif sayısı az olduğu için hızlı emilip kana geçer ve tokluk hissini meyveden daha erken yaratır ve çabuk da acıktırır. Ayrıca bir defada yenilebilecekten daha fazla sayıda meyveyle elde edildiği için kalori değeri ve fruktoz oranı meyveye göre yüksektir. Meyve suyu içmek yerine doğrudan meyve yemeyi tercih etmek daha doğrudur. 1 porsiyon meyvede ortalama 10-15 gram şeker bulunur ve bunun %50-60’ı fruktozdan gelir. 1 adet elmadaki şeker miktarı 10 gram ve bunun 6 gramı fruktoz. Yani günde 2-3 adetten çok meyve yememelisiniz. Bundan fazlasının karaciğer tarafından doğrudan yağa dönüştürüleceğini unutmayın.

Fruktozun insülin salgılatıcı özelliği olmadığından vücutta kullanımı için insüline ihtiyaç duyulmaz. İnsüline ihtiyaç olmadığı için pankreas insülin hormonu üretmez. Bu pankreasın fazla yorulmayacağını düşündüren iyi bir durum gibi görünse de insülin üretilmedikçe tokluk hormonu olarak bilinen leptin üretiminin gecikeceği ve dolayısıyla fruktozun doyma hissini geciktireceği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Birçok kişinin meyvenin kendilerini doyurmadığı, aksine acıktırdığı söyleminin altında bu gerçek yatmaktadır.

2012 yılında Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, iki grup fare üzerinde fruktoz bazlı bir deney gerçekleştirildi. Her iki grup da 6 hafta boyunca içme suyu olarak fruktoz solüsyonu tüketti. Bazı farelere ayrıca omega-3 yağı, DHA ile birlikte keten tohumu yağı verildi. Araştırmacılar yüksek takviyeli fruktozun beyin fonksiyonu üzerindeki etkisini ve DHA’nın olumsuz herhangi bir etkiye karşı çıkıp çıkamadığını ölçmek istemişti.

BEYİN FAALİYETLERİ YAVAŞLADI
Sadece fruktoz verilen farelerin metabolizmasında yavaşlama ve beyinlerindeki sinaptik aktivitelerde (beyin hücreleri arasındaki aktivasyon seviyesi) düşüş gözlendi. Beyin hücreleri sinyal göndermekte sıkıntı yaşadı ve bu da farelerin sağlıklı düşünme becerisini bozdu. 6 hafta önce labirentte kolayca gittikleri yolu hatırlamakta bu kez zorluk çektikleri gözlemlendi. Sadece Fruktoz verilen fareler, “insülin direnci”, bir başka deyişle ‘Tip 2 diyabet’ özelliği geliştirme emareleri sergiledi. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki bilim adamları, yaptıkları deneyin sonucunda yüksek dozdaki fruktozun, hücrelerin enerjiyi nasıl kullanıp depolayacağını ayarlayan insülin becerisini bloke edebildiğini düşünüyorlar.

FRUKTOZ TÜKETİMİNİ SINIRLAMAK İÇİN 6 NEDEN

1. TOKSİNE DÖNÜŞÜYOR:
Fruktoz sadece karaciğerde metabolize edilebilir ve vücut hücreleri tarafından enerji için kullanılamaz. Bu nedenle fruktozun fazlası vücut için toksin niteliğindedir, çünkü karaciğer fazla miktarda alınan fruktozdan kurtulmak için onu yağ hücrelerine dönüştürerek yağ dokusuna gönderir.

2. ALKOLLE ETKİSİ AYNI:
Vücuda alınan aşırı fruktoz, karaciğerde insülin direnci oluşturmanın yanı sıra yağlı karaciğer hastalığı gibi karaciğer için zararlı olabilecek durumlara neden olur. Gerçekte fruktoz, karaciğer için önemli bir zehir etkisi olduğu bilinen alkolle tamamen aynı etkilere sahip.

3. HASTALIKLARA SEBEP:
Fruktoz ürik asit üretimini artırır ve bu durum gut hastalığı, böbrek taşı hastalıkları ve hipertansiyonun kötüleşmesi gibi durumlara sebep olur. Alınan fazla fruktoz miktarı; karaciğere zarar vermesinin yanısıra dislipidemi diye adlandırılan kandaki lipit partiküllerinin artması ile sonuçlanan kronik bir hastalığa sebep olur. Bu hastalık kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür. Tek başına aşırı fruktoz, metabolik sendrom (diyabet, obezite, kalp hastalığı) ile ilgili tüm sorunlara neden olabilir.

4. ZARARLI BAKTERİLERİ ÇOĞALTIYOR:
Vücut hücrelerinin çoğu fruktozu enerji kaynağı olarak kullanamazken, bağırsak florasındaki bakteriler früktozdan enerji üretebiliyor. Bu durum ise, fazla fruktoz yüzünden bakterilerin aşırı çoğalmasına ve patojen bakterilerin büyümesine zemin hazırlıyor.

5. İŞTAH KESİLMİYOR:
Yüksek fruktoz tüketimi hızla leptin direncine neden olur. Leptin normal kiloyu korumak için iştah ve metabolizmayı kontrol eden bir hormondur. Buna bağlı olarak, yüksek miktarda fruktoz alımı; leptin direncini arttırarak iştahın açılmasına sebebiyet verir.

6. BEYNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR:
Aşırı fruktoz ayrıca beyin işleyişini de önemli ölçüde etkiler. Yapılan deneyler sonucunda fruktozun özellikle beynin iştahla ilgili merkezini direkt etkilediği ve farelerde hafızayı bozduğu gösterilmiştir.

Yaklaşık igokcek

Dikkatinize çekebilir

Zatürre, Zatürre Belirtileri, Zatürre Tedavisi

  ZATÜRRE Bir diğer adı Pnömoni olan  zatürre hastalığı çok ağır seyreden ve kişiyi ölüme ...

150 Yorumlar

  1. Merhaba, öncelikle geçmiş olsun rahatsızlık için 444 6 649 numaralı telefonlarımızı arayın detaylı olarak görüşelim.

  2. Merhaba ibrahim bey
    Vajinal mantar konusunda çok doktora gittim ancak sonuç alamadım
    Sizin videolarınızı izledim anladımki bende bagırsaktan gelen problem var ve bu yüzden geçmiyor candida diyeti yapıyorum ve kaşıntı tahriş hiç birşey yok ancak ne kadar devam etmeliyim bu diyete bilmiyorum bunu sormak istedim size geçen gün bir ekmek yedim kaşıntı hemen başladı :( sizin ürünlerinizden ne kullanmalıyım şişkinlikte var karında yemek sonrası. Yardım rica ediyorum

  3. Fikret bey evet sizde ki Mantar rahatsızlığıdır, tedavi süreci kişiden kişiye değişir 3-5 ay gibi

  4. Sa. Hocam
    Dün akşam size mesaj yazmıştım karın şişkinliği ve avret yerinde kaşıntıların olduğunu bildirmiştim. Şimdi bu sabah ise dilimin arka kısmında hafif beyazlık olduğunu ve iki üç kızarıklıklar gördüm. Bu durum da aldığım ilaçlar yeterlimidir.

  5. Slm Alykum

    Hoocam yukarda ki yazıyı okudum ama bende sizin yazmış olduğunuz yan etkilerden sadece karın şişikliğim var. Bırde avret yerımde kaşıntılar yenı yenı başladı ama onu kolanya ve eczaneden aldığım kremle azaltım. (mantar kremı ayak parmakları için)
    Kaşıntılarımdan önce bende bır sıvılce çıkmıştı onu patlattım ondan sonra aynı yerden bu hastalık çıktı. sonra yayıldı.

    Bunun üzerıne sızden

    ıksır, jel, engınar forteö boswellia forte, sinir çayı,mantar çayı, spirulina forte ve karbonat ürünlerini yenı satın aldım artık bana ulaşması bir hafta sürer.

    sorum; ben de ki mantar rahatsızlığımıdır? yoksa erken bir teşhis olarak algılamak mı lazım?, eğer mantar rahatsızlığıysa ne zamana kadar olağan üstü bir hal ile yaşamam gerekecek.

    şimdiden teşekkürler. Allah razı olsun.

  6. hocam benim dilimin üzerindeki beyazlık için enginar önerdiniz benim dilimin beyazlığı dil kökünde bu bağırsaklarda mantar olduğunun göstergesiymiş ve bunun için siz sinirli ot önermiştiniz bir videonuzda ama enginar dediniz şimdi hangisi olacak ve enginarı bitkisini alıp cayını nasıl yapacağız ve nasıl kullanmak gerekli ne kadar süre

  7. hocam ben size bir şey danışmak istiyorum benim kaç zamandır agız kokusu problemim var artık bunu her doktora rahatlıkla söyleyebiliyorum yani okadar doktora gittim ama bi sonuç alınamadı her şey temiz çıktı ama ben bu kokuyu hissediyorum ve agız sağlığına çok önem veriyorum.Hocam sizin bir videonuzu gördüm bağırsaklarda mantar olabilirmiş ve bunun için sinirli ot bitkisi çayını önermişsiniz bunu sizce kullanmalımıyım ya da bunun için doktora danışsam mı ilk önce..ama hocam zaten internette araştırmalarım oldu baya ve bu bağırsak mantarı veya diğer mantarları doktorlar teşhis edemiyormuş direk öyle eve gönderiyorlarmış ve bu çok kötü bir şey ve sizin videonuzu gördükten sonra okadar mutlu oldum ki sizce simdi sinirli ot bitkisi çayını kullanmalı mıyım ve kullanacaksam ne kadar zaman kullanmalıyım? şimdiden teşekkür ederim hocam.ve hocam bende açık mantar belirtisi agız kokusu dilimin üzerindeki beyazlık ne kadar fırçalasamda geçmemesi 6aydan fazla süredir dilimi fırçalıyorum tabi diş her zaman fırçalarım ama geçmiyor hocam ne yapmalıyım bunu doktorlar teshıs edemiyor hangi doktora gitmeliyim

  8. Slm benim koltuk altımda kasıklarımda vücudumun cesitli yrrlerinde cıbanlar cıkmakta yan akne inversr. Qkne suprativa halk dilindeki adıyla köpek memesi hastalıgı mevcut bu hastalik icin hangi ürünlerinizi kadar zamanla nasıl kullanmalıyım beni bilgilendirirseniz bu konuda bende ona göre ürünlerinizi kullanmak üzere sipariş verecegim şimdiden yardımlarınız için tesekkür ederim

  9. hocam koltuk altında beze ve kötü koku problemim var sanırım şekerli beslendiğim zamanlarda oluyo pirinç pilavı yediğimde bile oluyo

  10. MERHABA AHMET BEY
    GÖKÇEK İKSİR ALOEVERAJEL KORDİSEP FRENK KİMYON FORTE MANTAR ÇAYI ENFEKSİYON ÇAYI KULLANINIZ DETAYLI BİLGİ İÇİN 0212 621 21 65 /66 ULAŞABİLİRSİNİZ

  11. S.a. hocam, bendeki şikayet karında şişkinlik, bağırsak guruldama, göğsümde kasılma ve sıkışma, dilimde beyazımsı bir tabaka oluştu mantar hapı kullanıyorum sizce bu rahatsızlığa hangi bitkileri kullanabilirim ve bu bitkilerle bağırsak mantarından kurtulmak mümkün mü hayırlı geceler hocam.

  12. MERHABA BAYRAM BEY
    GÖKÇEK İKSİR ALOEVERAJEL SİNİRLİOT FORTE KORDİSEP FORTE MANTAR ÇAYI SİNİRLİOT ÇAYI KULLANINIZ DETAYLI BİLGİ İÇİN 0212 621 21 65 /66 UALAŞABILIRSINIZ

  13. hocam ter kokusuna çare varmı

  14. GÖKÇEK İKSİR ALOEVERAJEL MANTAR ÇAYI ENFEKSİYON ÇAYI KULLANINIZ 0212 621 21 65 ULAŞABİLİRSİNİZ

  15. merhaba yaklaşık 1 yıldır geçmeyen vaginal mantar şikayetim var..birsürü ilaç kullanmama rağmen geçmiyor..ayrıca bağırsaklarımda devamlı bir şişkinlik ve gaz var..regl dönemlerimde ağrılı geçiyor..artık ticari ilaç kullanmak istemiyorum..yorum ve önerilerinizi bekliyorum.teşekkürler.

  16. Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Düşük tansiyonu olanlar için Gökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonik kullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyet’e içmeden önce ılık su katılabilir.

  17. Merhaba.Annam yatalak bir hasta.Kendisi bezleniyor.Bez mantarı oldu.Melhem sürüyorum ama yok olmuyor.Çok fazla kaşınıyor.Temiz tutuyorum ama yok olmuyor.Bel kısmında oluşuyor.Sizden bitkisel yardım rica ediyorum.Cevabınızı meil adresime yollarsanız memnun olurum.Şimdiden tşk ederim.

  18. Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve enf çayı harici olarak çay ağacı kullanmanız gerekir. Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzelir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.Düşük tansiyonu olanlar için Gökçek İksir yerine Cemre İksir ve Cemre Tonik yerine Gökçek Tonik kullanmak gerekir.Aloevera jel, iksir, tentür, tonik ve diyet’e içmeden önce ılık su katılabilir.

  19. HOCAM COK ACİL!!!5 AYDIR GECMEYEN VAJİNAL MANTARIM SÖZ KONUSU,İÇMEDİĞİM ANTİBİYOTİK VE FLUCAN BENZERİ İLAÇ KALMADI..HER AY AGLMAKTAN BIKTIM USANDIM!NOLUR YARDIM EDİN BANADA.GECMEK BİLMEDİ BİR TÜRLÜ.YANMA AKINTI KASINTI…VSBANA NE TVSİYE EDERSİNİZ MANTARLA KISIR DONGUYE GİREN BİRDE DIS HEMOYD BAS GOSTERDİ 5 AYDIRDA..LUTFEN ACİLL CEVAB YAZIN İBRAHİM HOCAM HANGİ FORMÜLÜ YADA İKSİRİ KULLANICAGIMA DAİR..COK TESEKKUR EDERİİMM

  20. Kaşıntılı bölgeye ozon yağı sürün ve Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve mantar Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler.

  21. Sayın Gökçek.Annem 39 yaşında ve birkaç senedir ellerinde ayaklarında ve bedeninde de kaşıntılarından şikayetçi.kaşıntılarının vermiş olduğu sıkıntıyı sanki ısırgan otunu ellerini dağlamış ve arı sokmuş gibi acı kaşıntı verdiğini dayanılmaz bir sıkıntı yaşadığını anlatıyor.Alerji tesTine girdi,iki sene arayla.250-300 IU test soncu çıktı,olabileceğinin 2-3 katı fazlaymış,ev akarlarına karşı alerji yüksekliği çıktı.Kokulara karşı da aşırı tepkisi var sigara,ağız ve ayak kokusu,bazı parfümler….vb. boğulurcasına öksürüyor o esnada tükürük gibi salgıyı dışarı atabilirse rahatlıyor,kaşıntı ilacını o an almadı ya da etkisi azaldığı anda ise deli gibi kaşıntıya da başlayabiliyor.Göğüs hastalıkları hastanesinde bu sebepten dolayı astım alerji teşhisi konuldu.hava olarak seretide diskus 250mg verildi bir de sıngulaır var annem önceden kaşıntı için xyzal alıyordu. sıngulaırı kaşıntıyı durdurmadı diye kesti xyzal ı içiyor ama ancak 1,5 gün koruyor.bizim ne yapmamız gerekiyor.sitenizi de bir arkadaşımızdan duyduk,şimdiden teşekkürler açiklayacağınız bilgileriniz için…acaba annemin rahatsızlığının sebepleri nelerdir,ne yapması gerekiyor ömür boyu ilaç mı kullanması gerekiyor?Annem gerçekten alerjik astım mı havaya da devam etsin mi?

  22. MERABA MEMOL BEY,
    Gökçek Aloe Vera Jel, Gökçek İksir, damar çayı ve mantar Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahlilleri hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansız ve ancak belirtileri ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hızlı çoğalırlar.Vücudumuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenlir.Örneğin normal tuz ödem, damar sertliği, asidoz vs ye sebep olurken Himalaya tuzu ödemi, asidozu ve damarlarda ki sertliği önler. 0212 621 21 65/66 NUMARADAN ULAŞABİLİRSİNİZ…

  23. ibrahim bey yaklaşık 1o senedir diş için antibitiyotik kullandım.son 5 senedir bayagı kilo oldım .deniz bölgesinden kaldıgımdan nem bunaltı veriyor.şişkinlik ve
    gaz oluşuyor.tatlıyı yediğim an ertesi gün kilo alıyorum kas sistemimden agrı vardır .ne yapmalıyım

  24. Muharrem bey evet kurtulabilirsiniz ürünlerimizi düzenli kullanmanız önemlidir,geçmiş olsun.

  25. Merhaba Muharrem bey ,
    gökçek iksir,gökçek aleovera jeli,mantarçayı ,enfeksiyon çayı,ozon yağı,himalaya tuzu kullandığınızda kurtulabilirsiniz geçmiş olsun 0212 621 21 65-66 numaran ulaşabilirsiniz .

  26. mantar rahatsızlıından tamamen kurtulabilirmiyim bu ürünlerinizle ibrahim bey ?

  27. gönül yüce hanım çok çok geçmiş olsun ,,
    vücudunuzda aşırı Gökçek Tonik, Gökçek İksir, Ozon Yağı, damar çayı ve enfeksiyon Çayı kullanmanız gerekir.Bağırsaklarınıza mantar yerleşmiş, mantarlar tedavi edilmeden tedavi olmazsınız, çünkü mantarların üretmiş olduğu toksik maddeleri karaciğer arıtamazsa diğer organlara depolar.Hangi organa veya dokuya toksik madde depolanırsa orda problem çıkar.Günümüzde bakterilerin teşhisi kan, idrar ve gaita tahillerinden hemen yapılabilir, fakat mantarların teşhisi hemen hemen imkansızdır ve ancak belirtilerinden ve dilden anlaşılabilir.Antibiyotikler ve yanlış beslenme (tatlı, peynir türleri, siyah çay, kola vs) mantarları çoğaltır ve daha da kötüleşirsiniz.Kimyasal ilaçlar ve yanlış beslenme nedeniyle bozulan asit-baz dengesini kurmak gerekir, çünkü mikroplar asidik ortamda daha hizlı çoğalırlar.Vücudumunuzun bozulan asit baz dengesini Himalaya tuzu ile yeniden düzenleeybiliriz.Örneğin normal tuz ödeme sebep olurken Himalaya tuzu ödemi önler. http://www.dogaltedavi.net/f221 Sarımsak kokusundan rahatsız olanlar, iksiri aldıktan 5-10 dakika sonra bir miktar süt (en az yarım çay bardağı) içerse bu süt kokuyu emer ve yok eder. bizi arayın 0212 621 21 65

  28. merhaba ben geçen sene burun ameliyatı oldum(estetik)bundan s1 ay sonra yüzümde akıntı hissi olmaya başladı. ödem olduğunu söyledi doktor. fakat ardana 1 yıl geçti ve ben ölmek üzereyim beynimden aşağı dğrı akan bir sıvı var 8 defa diş röntgeni çekilmesine rağmen diş köklerim çıkmıyo dişlerim etlerin içine gönüldü dişlerim yanuldu.vucudumun her yerin de batma ve böcek geziyor hissi var ve kaşınyor aya bile kalkamıyorum yemek yiyemiyorum doktora gittim ağzımda mantar çıktı dilimde.mantar ilacı verdi fakat benim bitün vucudumda dolaşıyor. kimse bişey anlamıyor.lütfen yardımcı olun

  29. Merhaba barış bey. siz gökçek iksir, tonik, ozon yağı, enfeksiyon çayı ve akne çayı kullanın. http://www.doğaltedavi.net te hastalıklar katagorisinde akne tedavisi var.

  30. sayın ibrahim gökçek benim 3 yıldır kasık bölgemde leke var ve gittikçe genişlemekte nekadar doktora gittiysem çeşitli ilaçlar fayda etmedi ban ne önerirsiniz nekdar kullanmalıyım cevap yazarsanız spariş etmek istiyorum teşekkürler

  31. Merhaba iksir, tonik, mantar çayı, idrar yolları enfeksiyon çayı ve ozon yağı kullanın. geçmiş olsun iyi günler

  32. merhaba ibrahim bey,
    yaklaşık 6 aydır vajinal candida albicans mantarı ile mücadele ediyorum. birçok ilaç kullanmama rağmen hastalık tam iyileşmeden tekrarlıyor. üstelik son tahlillerde mantarın idrar yollarına da geçtiği tespit edildi. özellikle kasık bölgesi başta olmak üzere böbreğe kadar olan karın kısmında şiddetli ağrı yapıyor. bana ne önerirsiniz ve önerdiklerinizi ne kadar süre kullanmam gerekir. bilgi verebilir misiniz rica etsem? teşekkürler.

  33. Handan Hn.Gökçek iksir,Gökçek tonik,Enfeksiyon çayı ve ozon yağı kullanın.

  34. 37 yasındayım 6yıl once kapalı yontemle safra kesesinden ameliyat oldum ameliyattan beri mukuslu gaita halinde tuvalete cıkıyorum surekli karın ağrısı ıshal oluyorum ayrıca dıskım safralı sarı renkte ıshal halinde ve mukuslu geliyor gitmediğimız doktor kalmadı karnımın sol alt tarafında asırı sancım oluyor yapılan tektiklere gore endoskopi ve kolonoskopi yapıldı: kolonoskopi sonucunda bağırsaklarda aşrı ıltihap goruldu tanı : kronik nonspesifik kolit goruldu. endeskopide ise safra kanalı akıntısının mideye gittigini midedede iltihaplan ma yemek borusuyla midenin birlestigi yerde fıtık olustugu [safra reflüsü] dışkı tahlilinde surekli CANDİDA mantarı oldugu soylendi 3aydır ilaç kullanıyorum hiç bir faydasını gormedim
    nasıl tedavi olabilirim bana yazarsanız sevinirim saygılar.

  35. Hüseyin bey iksir, tonik, prostat çayı ve iktidar çayı kullanın

  36. merhaba
    prostat ve erken boşalma için ne önerirsiniz

  37. Normal dozajın 1/4 ini kullanın

  38. İksir, tonik, alerji çayı ve karaciğer çayı karışımı özel bir çay gerekir

  39. Bağırsaklarınızda çok yoğun mantar var iksir, tonik ve mantar çayı kullanmalısınız

  40. SA ibrahim bey sizden göndereceğiniz ürünü nasıl kullanmam gerektiğini bildirmenizi istiyorum. ürünü 6 yaşındaki kızım kullanacak tşklr.

  41. Merhaba,Sayin Gökcek.Ben 40 yasinda kronik Hepatit B hastasiyim,ilac kullanmiyorum.Virüs en alt düzeyde.Önceden olmayan bazi meyvalara karsi allerjide basladi.Fakat bende yillardir bir yorgunluk var bazen bitik durumda bile oluyorum,hatta cinsel hayatim bile etkileniyor.Bu durumda bana neler tavsiye edebilirsiniz.tesekkürler

  42. s.a ibrahim bey benim 3 yıldır dilimin bademciklere yakın olan kısmaında ortada beyaz noktacıklar var makatta kasıntıda mevcut ve yasım 21, kilom 60 bana ne kadar süreliğine ne tavsiye edersiniz duyarlılıgınıza tesekkur ederim.

  43. Size İksir,Tonik ve enfeksiyon çayı önerebiliriz. arkadaşınıza da İksir,Tonik ve enfeksiyon kist karışımı özel bir çay önerebiliriz.

  44. Merhaba
    gökçek bey bi kaç yıl önce cinsel organ cevresinde bi et parçası çıktı önce etbeni sandim ama değil biraz oynayinca acı hissi veriyor sanki deri artığı gibi siğil olmasından şüpheleniyorum ve bi kaç ay önce hemen yanindan bidaha çıktı bundan nasıl kurtulurum. kesin çözümü varmı ?

    ayrıca çikolata kisti hastalığından da kurtulmak isteyen arkadaşıma ne öneriyosunuz?

    iyi çalışmalar

  45. A.s İksir,Tonik ve enfeksiyon çayı kullanın faydasını görürsünüz.

  46. S.A.; Bir kaç seneden beri babamda kulak çınlaması problemi var. Anladığım kadarı ile babamı iyice rahatsız etmeye başladı. Tavsiyeniz nedir? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

  47. Sizin İksir,Tonik ve ayrık kökü,sinirli ot karışımı çay kullanmanız gerekir.

  48. merhabalar sayın igökçek 1 ay öce kapalı yöntemle(perkütan) ameliyat oldum fakat hastaneden çıkarılan taşla birlikte taburcu olduktan sonra iyileşemedim idrar yolu rahatsızlığım oldu (sık idrara çıkma ağrılı idrar yapma ve sonunda kanama vs.)doktoruma anlattım oda idrar kültürü istedi lakin sonuçlar temiz çıktı yinede birsürü antibiyotik kullandım fakat iyileşemedim şimdide sistoskopi yapılıp mesaneme bakılacakmış intersistiyalsistitten şüpeleniyormuş benim daha önce böyle bir rahatsızlığım yoktu nasıl olabilir ameliyat hatasımı neolur bana yardımcı olun benim neyim var nasıl tedavi olabilirim bana yazarsanız sevinirim saygılar

  49. A.s Sizin İksir,Tonik ve mide va bağırsak çayı kullanmanız gerekir.

  50. SA.6 yaşında kızım var.doğumundan bu yana bağırsak proplemi yaşıyor karın ağrısı kabızlık gibi saçları çok ğüçsüz ve2 yıldırellr ayaklar ve yüz hariç bedeni tavuk derisi görünümünde kuru ve kaşıntılı. ayrıca ayakekleminde özellikleuyku öncesindeağrı oluyor bizlere neler tavsiye edersiniz?şimdiden tşklr.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir