Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Ev / Genel Bilgiler / Kadın hastalıkları hakkında

Kadın hastalıkları hakkında

Bayan hastalıkları hakkında

Bayan üreme organlarını ilgilendiren iltihabi hastalıklar, Miyom, değişik kistler gibi hastalıkların yanına kısırlık, vajinismus ve cinsel işlev bozuklukları gibi konuları da taşıyan bir terimdir. Bayan hastalıklarının vaktinde tedavi edilmesi yaşam kalitesini artırır ve ileride karşılaşılabilecek sorunların önüne geçer.

Rahim İçi Kalınlaşması (Endometrial Hiperplazi)

Üreme çağındaki her kadında rahim iç zarı, adet döngüsü boyunca belirlenmiş bir kalınlığa ulaşır ve adet dediğimiz süreç ile birlikte rahim içinde oluşan bu doku, dökülerek bir sonraki siklus için yeni doku oluşumu sağlar.

Çeşitli hormonal nedenlerle rahim içindeki bu dokunun dökülememesi ve birikmesi durumuna endometrial hiperplazi denir. Halk Müziği arasında rahim zarında kalınlaşma, rahim içi kalınlaşma veya rahim duvarı kalınlaşması şeklinde ifade edilir. İleriki yıllarda rahim içi kanserine dönüşebilmesi nedeniyle önemli bir hastalıktır.

Vücuttaki hormon salgılayan yumurtalık kistleri ve tümörleri, polikistik over sendromu, ilk adet sonrası veya menopoz öncesi dönemdeki adet düzensizlikleri yalnızca östrojen taşıyan hapların kullanılması gibi nedenlerle de oluşabilmektedir.

Hastalar çoğunlukla derme çatma ve fazla adet kanaması, adet öncesi sonrası günler süren lekelenme gibi yakınmalar ile başvururlar. Bazen hiç sızlanma yokken rutin jinekolojik muayene ve kontrollerde de tespit edilebilir. Bilhassa menopoz sonrası kadınlar adet görmediklerinden tanı gecikebilmektedir. böylece yıllık kadın doğum muayeneleri büyük siklet taşır.

Rahim duvarı kalınlaşması tespit edildiğinde mutlaka rahim içinden biyopsi yapılır. Operasyon için genel ya da lokal uyuşma uygulanabilir. Günümüzde biyopsi için çok ince plastik kanüller kullanıldığında poliklinik şartlarında gerçekleştirilebilen son derece kolay ve kısa bir operasyon haline gelmiştir. Biyopsi materyali mutlaka patolojik incelemeye gönderilmelidir.

Patoloji sonucu kanser hücresi saptanmayan rahim içi kalınlaşması vakaları 3 aylık hap kürü ile çare edilebilir. Tedavi sonunda yoklama biyopsi yapılarak tam iyileşme onay edilir. Tekrar patoloji sonucuna göre bazı hastalara çare sonrası hormonlu spiral uygulanması da faydalı olmaktadır. Tehlike faktörü olan ya da kansere dönüşme olasılığı eksik sayıda olan vakalarda rahim alınması ameliyatı gerekmektedir.

Polikistik Over Sendromu (PKOS)

Son yıllarda adını çoğu kez duyduğumuz bu hastalık, fazla geniş bir belirti ve semptom yelpazesine sahip olması sebebiyle bir çok kişide kafa karışıklığına yol açmakta ve hatta hatalı tanılara sebep olmaktadır. Toplumda görülme sıklığı %10’ lara değin çıkmakla birlikte ağır polikistik over sendromu tablosu fazla daha azdır. Hastalar genelde adet düzensizliği, tüylenme, sivilcelenme ve kilo artışı yakınmaları ile başvururlar. Ultrasonografide yumurtalıklarda artmış folikül- yumurtacık sayısı ve yumurtacıkların inci kolye görünümü oluşturacak şekilde yumurtalık kenarına yerleşim göstermesi tipik tanı kriterlerinden biridir. Hormon tablosunda LH/FSH oranının 2 kat ve üzeri saptanması ve androjenlerde yükselme görülmesi de bulgular arasındadır. Bilhassa obez hastalarda insülin direnci ve kan lipitlerinde büyüme görülebilir. Yeniden hafif prolaktin artışı muhtemel bulgular arasında yer almaktadır.

Polikistik over sendromlu hastalarda adet düzensizliğinin özellikle gecikmiş adetlerin nedeni, yumurtlamanın geç oluşmasıdır. O nedenle olağan yumurtlama günü tahminleri bu hastalar için geçerli değildir. Bazı hastalarda yumurtlama sadece 10 gün gecikirken bazılarında bu işlem 6 aya kadar uzamaktadır. PKOS’ lu hastaların % 20’ ye yakınında görülen kısırlığın en önemli nedeni budur. Tekrar rahim içinin uzun zaman östrojen hormonuna maruz kalması nedeniyle endometrial hiperplazi ve hatta takipsiz olgularda rahim içi kanseri görülme olasılığı da göreceli olarak artar.

Bilhassa obez hastalarda büyüyen insülin direnci ve kan lipitleri nedeniyle ileri yaşlarda diyabetes mellitus, hipertansiyon ve hiperkolesterolemi gibi metabolik hastalıkların görülme olasılığı da artmıştır. bazı teoriler bulunmakla birlikte, PKOS nedeni kesin olarak bilinmez bir hastalıktır. Dolayısıyla tedavisi de semptomlara yönelik olarak yapılmaktadır. Obez hastalarda cisim-kitle indeksinin azaltılması öncelikli gaye olmalıdır. Bir Takım hastalarda sadece kilo verilmesi tüm semptomları ortadan kaldırabilmektedir. Akne ve hirsutizm yakınmaları için antiandrojenler ya da siklik tedaviler planlanmalıdır. Aadet düzensizliği olanların, çocuk istemi olup olmaması göz önünde bulundurularak çare seçenekleri düzenlenmelidir. İyi bir takip ve tedavi ile polikistik over hastalığının olumsuz etkileri minimalize edilerek hastaya optimal bir yaşam seçeneği sunulabilir.

Kürtaj, Hamilelik Sonlandırma

Kürtaj Nedir?

Kelime anlamıyla kürtaj, rahim içindeki materyalin dağıtılmış yöntemler kullanılarak boşaltılmasıdır. Halk Müziği arasında sadece hamilelik sonlandırma işlemi için kullanılan bir terim olmakla birlikte kalınlaşmış rahim içinden doku alınması (probe kürtaj) veya düşük sonrası kalan parçanın temizlenmesi (revizyon kürtaj) de kürtaj olarak ifade edilmektedir.

Kürtaj hukuki sınırlar çerçevesinde beğenilmeyen canlı bir gebelik için yapılabileceği gibi manâsız gebelik, yarım kalmış düşük veya ölü bebek durumlarında da gerçekleştirilebilir. Ilk Kez belirtmeliyim oysa kürtaj şüphesiz bir aile planlaması yöntemi değildir. Sadece aile planlaması yöntemlerinin iyi uygulanamadığı veya eksik kaldığı durumlarda, istenmeyen bir hamilelik ortaya çıkmışsa son çare olarak başvurulan bir işlemdir.

Beklenen bir adetin gecikmesini takiben hamilelik kesesi en erken BHCG değeri 1500’ ü geçtiğinde transvajinal ultrasonografi ile görülebilir. Abdominal yolla yapılan ultrasonda hastanın obezitesi, rahmin şekli ve kesenin yerleştiği lokalizasyon gibi nedenlerle bu koşul daha da gecikebilir. Kandaki BHCG değeri 2000’i geçmesine rağmen vajinal ultrasonda kesenin görülmemesi dış gebelik riskini düşündürebilir. Rahim içinde ultrason ile kese net olarak görülene değin kürtaj işlemi yapılmamalıdır. Zira bu durumda hayati tehlike içeren bir dış hamilelik durumu atlanabilir ya da işlemin tam gerçekleşememesi sonucu gebeliğin devam etmesi söz konusu olabilir.

Gebelik tespit edildikten sonradan doktora erken başvurulması takip ve tanı açısından manâlı olduğu gibi, 5 haftanın altındaki gebeliklerde demin kalp atışı görülemeyeceğinden kişinin psikolojisi de azıcık olsun rahatlamaktadır.

Ülkemizde son adet tarihinden itibaren 10’uncu gebelik haftasına değin istenmeyen gebelik sonlandırılmasında hukuki olarak engel yoktur. 10 haftayı geçmiş gebeliklerde sadece bebeğin yaşamla bağdaşmayan bir sakatlığı olması ya da gebeliğin devamının anne hayatını riske atacağının belirlenmesi halinde, asgari üç uzmanın imzasının bulunacağı heyet kararı ile canlı hamilelik tahliyesi mümkündür.

Kürtaj Nasıl Yapılır?

Kürtaj öncesi tatmin edici bir jinekolojik hikaye alınarak muayene yapılmalıdır. Ultrasonografi ile hamilelik haftası belirlenerek kesenin görülmesi de önemlidir. Günümüzde kürtaj için vakum aspirasyon dediğimiz yöntem yaygın olarak kullanılmakta ve böylece kürtajın mümkün riskleri en aza indirilmektedir. Yine ehil bir doktor göre yapılması ve 5 dakika değin kısa bir sürede gerçekleştirilebilmesi hem işlemle ilgili korkuyu azaltmakta hem de enfeksiyon gibi sorunları minimalize etmektedir.

Gebelik haftası az olan ve daha önce alışılagelmiş doğum gerçekleştirmiş hastalarda yerel uyuşma ile hastanın klinikte kalış süresi kısaltılabilir ve işlem sonrası derhal işine ve alışılagelmiş hayatına dönmesi kolaylaşır. Doğum yapmamış ve ağrı eşiği fazla düşük olan hastalarda ise sedasyon dediğimiz damar yolundan ilaç verilerek uygulanan anesteziyle hasta konforu arttırılır ve işlemin ayrıntılarıyla sızısız olması sağlanır. Genel uyuşma seçim eden hastaların işlem öncesinde 4 saat aç ve susuz olması gerekir. Tekrar işlem sonrası birkaç saat uyuşma vücuttan atılana değin vasıta kullanmak gibi uyarı gerektiren işleri yapmaması önerilir.

Kürtaj Rahmime Zarar Verir Mi?

Kürtaj sonrası en korkulan soru, hastanın her yerde hamile kalmasında sorun olup olmayacağıdır. Geçmişte kürtaj için küret dediğimiz keskin metal aletler kullanıldığı ve antibiyotik kullanımı çok yaygın olmadığı için kürtaj sonrası rahim içi yapışıklıkların oluşumu ya da enfeksiyon nedeniyle tüplerin tıkanması gibi problemler daha sık görülmekteydi. Lakin günümüzde operasyon için plastik yumuşak kanüller kullanılması, asepsi-antisepsi koşullarına daha çok dikkat edilmesi ve operasyon sonrası koruyucu antibiyotik kullanımı sebebiyle bu riskler oldukça azalmıştır. Hastanın işlem sonrası nelere uyarı etmesi gerektiğiyle ilgili doktorunun talimatlarına harfiyen uyması kendi sağlığı ve doğurganlığı açısından epeyce önemlidir.

Yaklaşık

Dikkatinize çekebilir

Kadın kısırlığı ve tedavisi

Kadın kısırlığı ve tedavisi

1- TÜPLERLE – RAHİM KANALLARIYLA İLGİLİ PROBLEMLER Rahmin iki yanına yer alan tüpler yumurta ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir