Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Ev / Genel Bilgiler / Kandida mantarı (candida albicans) sindirim rahatsızlıkları, uyarı eksikliği, artı kilo ve depresyon nedenidir.

Kandida mantarı (candida albicans) sindirim rahatsızlıkları, uyarı eksikliği, artı kilo ve depresyon nedenidir.

Kandida mantarı (candida albicans) sindirim rahatsızlıkları, dikkat eksikliği, artı kilo ve bunalım nedenidir.

Kandida mantarı (candida albicans) sindirim rahatsızlıkları, uyarı eksikliği, artı kilo ve bunalım nedenidir. Şeker tüketmeyiniz.

Kandida (Candida albicans) maya formunda bir mantar çeşididir. Vücutta kontrolsüz bir şekilde fazla çoğalarak, bağışıklık sistemini zayıflatır. Stres, antibiyotikler, şeker tüketimi ve yanlış beslenme mayanın gelişimi için yerinde ortam oluşturmaktadır.

Tedaviye boyun eğmez çoğu ağır hastalığın temelinde kandida yer almaktadır. Hafif vakalar ayrım edilip erken çare edilirse, kişi gelecekteki birçok sorundan korunmuş olur. Teşhisi zor olduğundan, çoğu vaka teşhis edilene değin ciddi bir sorun haline gelmiş olur.

Kandida bağırsakların içine tutunarak, ince ve kalın bağırsakta doku hasarına neden olur. Bu hasar alışılagelmiş gözeneklerin genişlemesine, hemen şimdi tam sindirilmemiş yiyeceklerin bağırsak duvarından geçmesine neden olur. Yiyecek toksinleri kan dolaşımına karışarak yiyecek alerjisi ve duyarlılıklarına yol açarlar. Kandida’sı olan çoğu kişi yiyeceklere ve kimyasallara karşı alınganlık geliştirir.

Bağışıklık istemi zayıfladığında veya mantarlara ideal bir gelişme ortamı sunulduğunda (evvelden zarar görmüş deri ya da mukoza alanları, ıslak ve ılık cisim alanları kuluçka alanı yerine geçer, karbonhidratlardan zengin etraf) bir enfeksiyon ortaya çıkar.

Maya problemiyle bağlantılı çok belirti keşfedilmiştir: Depresyon, anksiyete, anlamsız dav­ranışlar, sinirlilik, ishal, karın bölgesinde gaz, kabızlık, mide ekşimesine alt boğaz yanması, sindirimsizlik, kendine gü­ven kaybı, hissizlik, migren ağrıları ve hatta akne… Kadınlarda, mesane ve idrar yolunda rahatsızlıklar, tekrarlayan vajinal maya enfeksiyonları, regl öncesi sendromu ve öteki regl güçlükleri, erkeklerde prostatitis ya da prostatitisin enflamasyonu da Kandida’dan kaynaklanmaktadır.

Çocuklarda Kandida semptomları, hiperaktiviteden, öğren­me bozukluklarına, tekrarlayan kulak enfeksiyonlarından, be­bek bezi kızarıklıklarına, ishal ya da kabızlığa, iştahsızlığa ve uyku bozukluklarma dek değişim gösterir.

Kandida antibiyotiklerin fazla kullanımından, fazla antibi­yotik verilmiş hayvanların et, süt ve yumurtalarının tüketiminden kaynakla­nmaktadır. Antibiyotik kullanmamaya karar vermiş olsanız bile, yediğiniz yiyeceklerden antibiyotik alma tehlikesiyle karşı karşıya olabilirsiniz.

Dinç bir vücutta bifidus ve acidophilus bakterileri yanyana bulunur. Antibiyotik kullanımı yüzünden azalan bifidus ve acidophi­lus popülasyonu yenilenmelidir.

Antibiyotiklere ilave olarak Kandida’nın artmasına niçin olan, bağışıklığı baskılayan steroid ya da kortizon ilaçları da Kandida olasılığını artırırlar.

Dolambaçlı olsa da, astım da Kandida ile ilişkilidir. sıkça astım olarak yanlış teşhis konulan vakalar, gerçekten yiye­cek duyarlılıklarına gösterilen ciddi reaksiyonlardır. Buna ilave olarak, birçok astımlıya steroidler verilir. İlaçların zincirle­me reaksiyonu Kandida’nın baş göstermesine niçin olan vücut kimyası dengesizliğine yol açmaktadır.

Kandida’ya eğilimli bir sistemde hormon tedavisi bile, sentetik hormonlar vücudun doğal hormonlarının dengesini bozduğundan nedeniyle güvenli olmayan olabilir. Sağlıklı ve dengeli bir karoser hormonlarını kendi üretir. Fakat hormonlar sentetik olarak yaratıldığında, bileşenler doğal olanlardan kalite olarak farklıdır ve vücudun fonksiyonları konusunda karışıklık yaratırlar. Sentetik hormonlar vücutla uyumlu ve dengelenmiş değildirler. böylece östrojen, progesteron veya doğum yoklama hapla­rı Kandida’yı daha kötüleştirir ve bağışıklık sisteminin daha pozitif çalışmasını gerektirirler.

Kandida bağışıklık sistemini zayıflatır ve savaşmasını zorlaş­tırır. Ya­kın zamanda açığa meydana çıkan otoimmün hastalıkların birçok, bağı­şıklık sisteminin aşırı yüklenmesinden dolayı oluşmaktadır. Kandida, kalın bağırsağın enflamasyonu çağırmak olan kolit için de bir ön şarttır. İnce bağırsağın enflamasyonu olan Crohn hastalığı vakalarında da genelde önce Kandida’nın oluştuğu görülmektedir.

Kandida’yı teşhis etmek çoğunlukla zordur. Kandida’nın varlı­ğı vücudu ona karşısında antikorlar üretmeye teşvik ettiğinde, ma­ya saldırıyı geçiştirmek için spor formunu alır. Maya sporları küf sporları gibi çok minik to­murcuklar halindedir. Senelerce kuluçkada bekler bekler.. Daha Sonra pat diye Kandida’ya dönüşürler. Kandida mayasının “dallanan” formu, kendisini bağırsak duvarına yapıştırır ve bu duvarın bütünlüğünü parçalamaya başlar. Spor formundaki maya, sert kabuğun altındaki tahıl tanesi benzer. Mayanın çoğu kuluçka döneminde olduğu takdirde, spor­lar vücudun antikor üretmesini tetiklemez. bu nedenle, serum antikor testi Kandida’yı tanı edemeyebilir ya da deneme sadece hafif bir vaka olduğu bilgisini verebilir. Ancak gerçekten, Kan­dida çoktan büyükçe bir koloni oluşturmuş olabilir.

Kandida’nın Biorezonans ile tedavisi:
Biorezonans terapileri ile mayanın ölmesine neden olacak cisim koşullarının dengelenmesi ve teşvik edilmesi­ sağlanır. Kandida haftada bir defa edinmek üzere uygulanan birkaç seanslık biorezonans terapisi ile tedavi edilebilir. Dinç bakterilerin yenilenebilecek, gelişebilecek bir ortama kavuşmaları sağlanır. Alışılagelmiş bağırsak florası korunmuş olur. Çare sıra­sında Kandida yok olurken bir takım semptomlara neden olabilir. Organizmaları içlerinde zehir taşıdıklarından zarları yırtıldığında toksinler vücuda yayılabilir. Maya ölmeye devam ederken, toksinler bağışıklık sistemini daha da zayıflatacağından enfeksiyonlar, alerjiler, kronik hastalıklar ve “kendini iyi hissetmeme” hali orta­ya çıkabilir. Bu bir iyileşme krizidir. Toksinler vücuttan atıldıktan daha sonra iyileşme başlar.

Biorezonans ile Kandida tedavisi sırasında tüketilmesi önerilmeyen gıdalar:
Her türlü şeker,
Şekerli unlu mamulleri (pasta, kek, baklava, kurabiye, bisküvi vs.),
Tatlı ve pudingler,
Çikolata ve meyve şekerlemeleri,
Meyveli, çikolatalı sütler,
Kakao ve nutella,
Bal, reçel, marmelad ve meyve konserveleri,
Şekerli içecekler (limonata, kola, meyve suyu vs.),
Meyveler ve meyve kuruları,
Beyaz un taşıyan ekmek ve makarna gibi rafine karbonhidrat­lar,
Pilav ve makarnalar,
Beyaz ekmek çeşitleri,
Patates ve nişastalı ürünler,
Hazır çorba ve soslar,
Alkollü içkiler (Rakı, viski, bira, likör, şarap vs..)
Alkolsüz bira,
Şeker içeren sirke, soya sosu, ketçap vs..
Mayalı yiyecek ve içecekler (ekmek, bira gibi…)

Tüketilmesi önerilen gıdalar:
Taze yumurta,
Balık,
Yeşil sebzeler,
Şifalı otlar,
Kabuklu yemişler (şekersiz!),
Soya ürünleri (Tofu peyniri, soya sütü, soya eti)
Doğal maden suları,
Bitki çayları,
Keten tohumu yağı,
Greyfurt çekirdeği ektresi

Yaklaşık

Dikkatinize çekebilir

Kadın kısırlığı ve tedavisi

Kadın kısırlığı ve tedavisi

1- TÜPLERLE – RAHİM KANALLARIYLA İLGİLİ PROBLEMLER Rahmin iki yanına yer alan tüpler yumurta ve ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir