Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Ev / Gökçek'ten / Tehlikeli Maddeler

Tehlikeli Maddeler

Tehlikeli Maddeler ve İlaçlar

Ülkemizi iki büyük Atom bombası tehdit ediyor. Bunlardan biri cahillik (bilinçizlik) diğeri ise inançsızlık. Hergün televiyonlardan felan Artisten filan Artisten bahsedenler,? Neredesin Türkiye? diye bağıranlar. Önemli meselelerden hiç bahsetmiyorlar, çünkü bunlar reytingsiz (halkın ilgi duymadığı ) konulardır. Insanlarımız yantesirine bakmadan hertürlü Kimyasal ilacı alıyorlar vede aşırı miktarda alkol, sigara vb., maddeler kulanıyorlar. Diğer taraftandan biliçsizce çevreyi tahrip ediyorlar.

Günümüzde çevre ve insan hayatını tehdit eden 15.000.000 kimyasal madde vardır ve bunların bir çoğu ile günlük yaşantımızda farkın varmadan hava (Araba eksozları, Fabrika bacaları vb…,), içecekler (Alkol, Kola, Çay, Kahve vb….,) ve yiyeceklerle (Konserve, Çikolata, Cips vb…,) karşılaşıyoruz vede zararlarını görüyoruz. Hergün insanlar, hayvanlar, bitkiler, içme suları, denizler vede toprak sürkli zehirleniyor. 1970 yılına kadar bizim köyün ırmağında tonlarca balık olurdu ve insanlar ırmağa girmeden yastı namazından sonra elleri ile balık yakalardılar. Son 20 yıldır ise Hamsi büyüklüğünde dahi balık bulmak imkansızlaşmıştır. Nedeni nedir diye şöyle geriye doğru dönüp bir bakacak olursak.

Son 30 senedir kimyasal gübreler, herpezitler (yabani ot öldürücü ilaçlar) ve bakterizidler (böcek ve haşere öldürücüsü ) kulanılmaktadır. Dünyanın hemen her ülkesinde satılması ve kulanılması yasak olan kimasalmal maddeler (DDT vb…,) Türkiyede serbesce satılmaktadır ve hatta bazı Aktarlar bu maddeleri şifalı bitkilerle birlikte aynı raflarda satmaktadırlar. Bu zehili maddeler toprağa atıldığında topraktaki milyonlarca mikro organizmayı öldürmeke ve bunlarla beslenen böceklerde besisizlikten ölmektedir. Sürüngenler, kuşlar, balıklar vb., besisizlikten yok olmaktadır. Bizim köyde (Kayseri/ Bünyan/ Taçın) artık Leylek görmek mümkündeğildir, oysa eskiden Karaleylekleri dahi sürüler halinde görürdük. Aslında çevreyi biliçsizce tahripeden insanoğlu kendi geleceğinide tehlikeye atmaktadır.

Bugün Avrupa ülkelerinde kadın ve erkeklerdeki kısılılık oranı bundan 40 yıl öncesine göre % 50?lere ulaşmıştır. Biranın birleşimindeki şerbetciotunun kozalakları HUMULON ve LUPULON ve bunların türevlerini içerir ve bu maddeler aynı Östojen hormonu gibi etki yaparak erkeklerin zamanla kısırlaşmalarına neden oluğunu 1956?da K. Knörr, H. Lehr, V. Prot ve ekibi vede 1973?de C. Fenselau, P. Talalayl yaptıkları araştırmalarla belgelemişlerdir (HHB 5.454) Prof. Dr. R. F. Weiss yaptığı araştımalarla Biranın Nitrosaminler içerdiği ve bununda KANSERE sebep olduğunu ispatlamıştır. (LP. 83)

Almanyada DOKTORLAR tarafından yazılan yanlış ilaçlar nedeniyle yılda 25.000 kişi ölmektedir ve bu yapılan ilmi araştırmalarla ispatlanmıştır vede bu konuda yazılmış bir düzine eser mevcuttur.Çare ilk çevrecidedir, ilk çevreci Muhammed (SAV) ilk defa Mekke, Medine ve Ciddede avlanmayı ve ağaç kesilmesini yasaklamış ve çevreyi korumuştur. Fatih Sultan Muhammed Han’da ormanlardan ağaç kesilmesini yasaklamıştı. Almanyada yapılan bir araştırmada bir ağaçın çevreye katkısının 250.000? olduğu tesbitedilmiştir. Bizim gerçek ilim ve devlet adamlarına ihtiyacımız vardır. Bazı kimyasal maddelerin zararlarına kısaca değineceğim.

Antibiyotikler

——————————————————————————–

Vitamin ve minerallerin insan vücudundaki etkileri üzerinde tartışmak tabii ki doğru değil. Fakat vitamin alalımda nasıl olursa olsun, diye düşünmekte yanlıştır. Neden çünkü sentetik olarak alınan vitamin hapları bağırsakların tembelşmesine sebep olmakta ve besinlerdeki vitaminleri değerlendirme işlemini yavaşlatmaktadır. Bu sebeple uzun süre vitamin hapı almak fayda yerine zararlı olur. Finlandiyada Prostat rahatsızlıkları olan hastalara uzun süre E-Vitamini verilmiş ve hastaların rahatsızlığını daha da kötü olduğu görülmüş ve hatta kanser vakaları görülmüştür.

Kimyasal ilaçlar: Almanyada yılda 25 000, İngilterede 30 000 ve ABD’de 180 000 kişinin kimyasal ilaçlardan öldüğü bilinmektedir (Hans Weiss 3*taglich isimli kitab&#305. Almanyada insanlar doktora gittiklerinde mutlaka doğal ilaç isterler ve mümkün oldukca kimyasal ilaçlardan kaçarlar. Kimyasal ilaçlardan bazılarının yantesirleri hakkında tehlikeli maddelerde yer verdim.

Antibiyotik İlaçlar: Mini Atom Bombası
Antibiyotik ilaçlar bağırsak florasını bozar. Bağırsak florasında ortaya çıkan aşırı zararlı bakteriler ve mantarların üretiği zehirli gazlar ve zehirli alkolleri elimine etmek için aşırı oranda B6, B12-Vitamini ve Folikasit harcanır. Buda homocystein oranının yükselmesine neden olur. Homocysteini B6, B12-Vitaminleri ve Folikasit Metionine çevirerek zararsız hale getirir.

Homocystein LDL-Kolesterolunu oksitliyerek yapısını bozar. Oksitlenen kolesterol makrofaj tarafından mikrop olarak algılanır ve onu yok etmeye çalışır. Aşırı oranda LDL-Kolesterolu yiyerek ölen makrofaj hücrelerde, hücre aralarında, dokularda ve damarların iç yüzeyinde yağlanmalara sebep olur.

Damar, hücere ve doku yağlanmasına sebep olan bu plaklar (artık maddeler, cüruf) hücrelerin beslenmesine engel olur. Buda beslenemeyen hücreler nedeniyle kişide sürekli açlık duygusunun ortaya çıkmasına neden olur ve kişi iştahım açıldı diyerek sürekli yemek yemek zorunda kalır. Bu nedenle bağırsak florası bozulanların et ve et mamüleri yememeleri gerekir.

Almanya’da Alternatif Tıp: Almanya’da Pacoe firması tarafından yapılan bir araştırmada insanların % 80 oranında Alternatif Tıp’a güvendiği, ve sadece % 12’sinin ise Ortodoks Tıp’a itibar ettiği tesbitedilmiştir. (Naturheilkunde 10/11.04.44) Avrupada üretilen doğal ilaçların % 45 Almanya’da üretilmekte ve Alman firmaları 3. Dünya ülkelerinden getirtikleri ham maddeyi işleyerek milyarlarca dolar kazanmaktadırlar.

Aspirin:
Aspirin alanların % 10?unuda mideağrısı, mide-, bağırsak kanaması görülmüştür. Bunedenle defı-hacet konturol edilmeli kanlı ise mide veya bağırsaklarda kanama var demektir. Yine aynı şekilde kan kusmakta mide kanamasına işarettir. Defi-hacetteki kan açık renkli ise bağırsak kanaması koyu renkli ise mide kanamasına işarettir. Nadirende böbreklerde ve karaçiğerdede tahribat yapabilir. Bazı şahıslarda allerjiye sebep olabilir, bu gibi durumlarda hap almayı hemen bırakmak gerekir. Nikris olanların kesinlikle aspirin almamaları gerekir.

Ayrıca eksantem (derini sulanıpkaşınması ve kabarması ), baldır krampları, kas gerilmesi, baş dönmesi, görme bozuklukları, ağız kuruması, sindirim sistemi rahatsızlıkları, pankreas iltihaplanması, mineral kayıbı, kanda idrarın ratması (hiperurikanemi), nikris (gut hastalığı ), kolesterol- ve lipidyükselmesi (hiperkolesterol ve hiperlipid), metabolizma bozukluğu ve hatta kolapsüs dahi aspirinden dolayı ortaya çıkabilir.

Hacı M. K. başağrısına karşı akşam 2 aspirin hapı alır ve sabah çalışmaya gelir, durumunun çok kötü olduğunu söyledi bende ona hemen interniste gitmesini söyledim. M. K. doktora gider gitmez müşahadeye almışlar ve mide kanaması teşhisi konmuş bir hafta hastahanede kan ve serum veridikten sonra bir ay istirahatte ayrılmak zorunda kaldı.

”Aspirin was the first major anti-inflammatory drug. It is a direct chemical descendant of WILLOW BARK and WINTERGREEN OIL, which are among the oldest known remedies for arthritis pain.The active ingredient in these early medicines was salicylic acid.By the nineteenth century, a milder chemical relative called sodium salicylate was used to treat rheumatism.However, its taste, described by users as disgusting, made it unpopular.Aspirin emerged from the chemical search for a rheumatism remedy without the horrible taste.By chance, the small chemical change that improved taste helped make acetylsalicylec acid one of the most effective anti-inflammotary drugs ever discovered.It became best seller soon after it was first marketed at the beginning of this century.While its value in fevers, arthritis, and muscle pain was quickly recognized, it took seventy years to appreciate its capacity to cause life threatining ulcers and internal bleeding.

Arkadaşlar bu konuyla ilgili bu linkte daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Özetle çok güvenerek kullandığımız aspirinin uzun süreli kullanımı ülser ve iç kanamaya yol açabiliyor. Eğer vücudumuzun herhangi bir yerinde ağrı varsa bu bazı şeylerin yolunda gitmediğinin belirtisidir.Bu uyarıyı ciddiye alıp ağrının altında yatan gerçek problemi doğal yollardan tedavi etmek daha faydalı sonuçlar verecektir. Yukarıdaki yazıda da görüldüğü gibi aspirin WINTERGREEN yağı baz alınarak elde edilmiştir.Yukarıdaki yazi Thomas J. Moore un “Prescription for Disaster” adli kitabının 129. sayfasından alınmıştır. Bu konuyu gündeme getirmeme sebep ise geçen hafta çok ünlü bir kalp doktorunun kalp rahatsızlıklarını önlemek için günde mutlaka iki aspirin alınması gerektiğini belirtmesidir.” (ABD’den bu maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)
< ! /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:”Normal Tablo”; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:””; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin-top:0cm; mso-para-margin-right:0cm; mso-para-margin-bottom:10.0pt; mso-para-margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:”Calibri”,”sans-serif”; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:”Times New Roman”; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin;} >

< ! [endif] >
Roaccutan kapsülünün sayılmıyacak kadar çok yantesiri vardır.Bu yan tesirlerden bazılarını Hans Weiss Günde 3 defa (3xtaeglich) isimli kitabında kısaca değinmiştir daha geniş bilgi internette İngilizce ve almanca sayfalarda bululunabilir.Türkce sitlerde bu konularda fazla bir bilgi yoktur.
Deri ve dilde iltihaplanma, deride pul pul döküntüler (kepeklenme), burun mukozası kurur ve kaşıntılar başlar.
Kullananların % 10’nunda gözakı mukozasında iltihaplanma (konjiktivit), gözlerde kuruma, kuruluk bir yıl sürebilir.Ağız mukozasında kuruma, ağız içinde kuruma, deride incelme ve yaralanma sık sık iltihaplanma, saç dökülmesi, kas ve eklemlerde ağrıları, burun kanaması
Kullananların %1-10 depresyon, davranış bozuklukları, kramplı nöbetler, karaciğerde tahibat
Kullananların %1’inde gözde tahribat, görme bozuklukları, baş ağrısı, astım (özliklede atopik ekzem olanlarda)
Nadiren diabet (şeker hastalığı), kan yağınında ağır değişimler gözlenir, kan değerlerinin bozulması, kemiklerde ağır tahribat, ve genetik ağır organ değişimleri,
Çok nadiren ölümcül pankreas hastalığı

”Statin (Kolesterola karşı kulanılan ilaçlar):

Statin ilaçların kolesterolu düşürdüğüne şüphe yok. Bu ilacları kullanmakla çok ciddi bir risk almiş oluyorsunuz.Çünkü bu ilaçlar Coenzyme Q10 duzeyini düşürerek 6 ile 12 ay arasinda aşiri yorğunluk, kas zayıflığı gibi belirtilerle başlayıp kalp yetmezliğine kadar varan yan etkilere sebep olmaktadir. Gençlerde bu belirtilerin başlaması birkaç yıl sürebilir. Şurası bir gerçek ki bu ilaçlar hiçbir şekilde problemin sebebini tedavi etmediği gibi , çok ciddi yan etkilere sebep olmaktadır.Yüksek kolesterolu tedavi etmenin birçok doğal yollarından biriside hiç ya da çok az şeker ve tahıla dayanan bir diyet yapmaktır.Bu şekilde yapılan bir diyet insulin miktarını düşürecektir. Kolesterolun yükselmesinin en onemli sebeplerinden birisi de yüksek insulin miktarıdır. Ayrıca bu şekildeki bir yeme alışkanlığının vücudunuza kilo ayarı, enerji düzeyinin artması gibi birçok faydası olacaktır. Statin ilaçlar bu gruptaki ilaçların genel adıdır. Özel adları ise Lipitor, Zacor, Pravachol, Lescol, Mevacor ve Crestor dur. Bu konuda çok daha fazla bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. (ABD’den bu maili gönderen Lale Kaplan hanım efendiye teşekkürler)
Contagan;
Contaganın ana maddesi ?Tahalidomid? dir. Bundan 30 yıl öncesine kadar serbesce satılan bu madde hamilike alan kadınlarda çocukların Spastik doğmalarına sebep olmuştur. Contagan 11 yıl süren mahkeme sonunda yasklanmış, fakat depolardaki ilaçlar Türkiye Mısır ve Endenozya gibi ülkelere satılmıştır. Bugün Almanyada 5000 çocuk ve Dünyanın diğer ülkelerinde 10.000 çocuk Spasik özürlüdür. (Focus 18.94.146 ve Stern 13.94.208-209)
Kortison;
Kişinin uykusunu alamaması halinde aşırı miktarda streshormonu olan kortison?dan sakğamassın sebep olur. Kotison insanın içindeki baterisidir ve kişiye enerji verir. Suni olarak üretile kortisonla böbrek üstü bezelerinin üretiği Kortison kimyasl olarak aynı isede vücudun kedi üretiği Kortisonun kişiye herhangi bir yantesiri olaz iken kimyasl kortisonun yantesilerini saymakla bitiremeyiz. Sayın B. Ecvit uzun süre Kortison almış ve neticede kemikerimesi, hafızakayıbı, yüzünşişmesi (Ayyüz), kaserimesi, sinirsel vb.., rahatsızlıklar hasıl olmuştur.(Na. 6.94.13) Çörek?in kortison gibi etkietiği, fakat hiç bir yantesirinin olmadığı tesbitrdilmiştir.
Paracetamol;
Paracetemol ağrıkesici olarak çok yaygın şekilde kulanımaktar. Neuwied’de bademcik amaliyatından sonra fazla miktarda Paracetemollu fitil verilen çocuğun karaçiğeri iki gün içinde tamamen parçalanmış ve çoçuk ölmüştü. Mahkeme kararıyla doktoru 36.000 DM para cezasına çarptırıldı. Paracetemolun Ingilterde yılda 30.000 kişnin karaciğerzehirlenmesine neden olduğu vede bunlardan 100?ünün öldüğü tesbit edilmiştir. (NH 1.99.7 ve Nhp 1.98.107) Oysa çocuklardaki ateşli hastalıklar sirkeli sarğı veya boğantentürü ile tedaviederek ateşidüşürmek mümkündür.
Penisilin:
İnsanların % 1-10?unda bulantı, kusma, mide ağrısı, ishal, ishale yakın defi-hacet yapabilir, deri, nefes yollarına veda bağırsakflorasına etkieder insanların allerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu durumda kulanımı bırakılmalı ve hemen doktora baş vurulmalıdır, şayet kişinin penisilne karşı allerjisi varsa bu hayati telikeye neden olabilir, bu gibi durumlarda mutlaka doktora baş vurmalıdır, eğer penisilin aldıktan bir saat sonra deride sulu, kaşıntılı ve kabarcık olursa mutlaka doktora gidilmelidir, nefesalmada şokreaksiyonlar ortaya çıkabilir, dudaklar, dil ve yüz şişebilir vede tansiyon oldca yüksek oranda düşebilir.
Yıllar önce dişimi çektirdim ve diş doktoru mutlaka penisilin olmak gerektiğini söyledi. Aldığım penisilinden dolayı 2 gün sonra dayanılmaz mideağrısı çektim ve hiçbir ilaçla tedavi edemedim ve sonunda tarçın çayı içtim ve böylece ağrılarım hafifledi. İzine giden R. S.?ye doktoru penisilin iğnesi vurmuş iğneden biraz sonra komaya giren R. S.?ı hemen hastaneye kaldırmışlar ve zamanında yapılan müdahallerle kurtarılabilmiştir. Penisilin ayrıca gırtlaködemi ürtikaria (deride sulu kaşıntılı ve katarcıklar) kansızlık (kanama nedenyle), böbrek iltihaplanması, toplardamar iltihaplanması, ağız kuruması, sinirsel heycanlanmalar ve kramplar görülebilir.
Besinlerdeki katkı maddeleri ;
Sucuk, salam, sosis,balık, peynir, salatalar, çikolata, cips,kola, yemekler vb..,hep taze olarak bozulmadan kalmaları mümkün olmadığına göre bu besin maddelerini konserve yapılırken içlerine çeşitli kimyasal maddeler katılır. Bu kimyasal katkı maddeleri allerji, kaşıntı, migren, başağrısı, astım, nezle ve ekzema gibi rahatsızlıklara neden olur. Bütün katkı maddeleri paket ve konservelerin üzerinde açıkca yazılı olmalıdır.
Bisphenol-A;
Bisphenol-A konservelerin bozulmaması için katkımaddesi olarak katılır ve bu madde aynı ösrojen hormonu gibi etki yapar. Buda konserveli besin yiyenlerin vücudunda ösrojen oranın artmasına sebep olur, bu durum ise erkeklerde ikdidarsızlığa (cinselgüç zafiyetine) sebep olur.(Bu.47.95.105)
Azo- ve sentetik renkmaddeleri;
E112 Azorubin, E102 Tartrazin, E104 Chinolingelb, E110 Sarıportakal, E124 Cochenierot A, E127 Erythrosin, E131 Patentblau, E132 Irigitin, E141 Bakırchlorophyll ve E151 Brilliantschwarz?ı sayabiliriz. Amarikalı ilim adamı B. F. Feingold sentetik renk ve aromamaddelerini yasaklamış ve böylece hiperaktif çocukları iyiletirmiştir.
Kükürtdioksite dönüşen maddeler;
Astımlı ve romatizmalı hastaların aşağıda adı geçen katkımaddeleri içeren besin maddeleri yememeleri gerekir. Bunlar; E220, E221, E222, E223, E224, E226, E227 ve E228
Glutinli katkı maddeleri;
Glutamat E621-625, Inosinat E631-632 ve Guanylat E 627-628 içeren konserveli maddeler yiyince, bu maddeler hemen kana geçer ve buda ense ve bacaklarda hisizlik ve duygusuzluğa sebep olur.
MCS’ler (çok yönlü kimyasal duyarlılık maddeleri):
Bu maddelerin birçoğu kanserojenik (kansere sebe olan), mutajenik (genetik bozulmaya sebep olan) ve teratojenik (kusurlu organ veya doku oluşmasına sebep olan ilaç veya kimyasal madde) özelikleri vardır.
Piretroidler (Pyrethroidler):
Sentetik olarak üretilen bu kimyasal maddeler grubu haşerelere karşı kulanılır. Bu oldukca zehirli bir maddedir. Besinlerle insanlara geçer.
Lindan (gamma-hexachlorcyclohexan, heksaklorsikloheksan):
Lindan sinirleri tahripedici (nörotoksik), kanserojen, ve kromosomları tahripedicidir. Deri ve nefesyolları ile alınır, kana geçer buradanda beyine dahi geçerek orada tahribat yapar. Lindan odunu haşereye karşı korumak için ve besin maddelerinin bozulmasını önlemek için kulanılır.
Heksanklorbenzol (hexanchlorbenzol, HCB):
Besin maddelerine katkı maddesi (konserve yapmak için) olarak katılır, özeliklede et, peynir ve meyvelerin konservesinin yapımında kulanılır.
Pentaklorfenol (Pentachlorphenol, PCP):
Binalarin iç dekorasyonunda kulanılır. Almanyada 1989 yıllından beri kulanılması yasaktır. PCP toz veya gaz şeklinde yutulur, sindirim veya deri yoluyla alınır. PCP ışınların etkisi ile eter perokside dönüşür. Budabaşta hücrelere ve beyine zarar verir. PCP çok az miktarda furan ve dioksin gibi çok zehirli maddeler içerir. Bu PCP iç mimaride kulanılan ağaç mamülerinin çürümesini önlemek için ve ayrıca deri, tekstil, boyada katkı maddesi olarak kulanılır.
PCB (Poliklorlu Bifeniller, polychlor Biphenyl):
PCB 209maddenin yapımında kulanılır. Almanyada 1989?dan beri üretilmesi yasaktır. Bu madde boya, yağlı boya, yapışkan, izole maddesi, deri ve besin maddelerinde katkı maddesi olarak kulanılır. PCB balık, süt, süt mamülleri, et, peynir ve yabani hayvanların konservesinde kulanılır. PCB ısınınca dioksin ortaya çıkar ve buda çok zehirlidir.
Formaldehid (formid aldehid):
Formaldehid konserve maddesi olarak kulanılır. Formaldehid meten ve metanolun oksitlenmesi sonucu ortaya çıkar. Formaldehid: yapışkan, süngerimsi katkı maddesi olarak, sıva, duvar kağıdı, tekstil, halifleks, boya, yağlı boya, lastik, metal, mobilya, şampuan, deodoranz, kosmetik, bulaşık ilaçı, çamaşı tozu, sabun ve ev ilaçları yapımında kulanılır. Besin maddelerinden: et, balık, sucuk, yağ, sabit yağ ve tahılların konservesinde kulanılır. Ayrıca ayak mantarları, hastahane ve tıbbi aletleri dezenfekte edici olarak kulanılır. Hayvan besinlerini ve tohumluklerın bozulmasını önlemek için vede aroma ve emulgatorlarda katkı maddesi olarak kulanılır.
Amalgam;
Amalgam metallerin karışımından oluşan ve bu metallerin % 53’sini civa (çok zehirli), % 20?sini gümüş (çok zehirli), % 12?sini bakır (çok zehirli), % 16?sını kurşun (çok zehirli) ve diğer metellerden oluşur. Amalgamın çeşitli ve farklı metallerden yapıldığı için urlar, cerahatlar, iltihaplar, kist ve ağızda farklı elektiriklenme hasıl olur vede dişlerde harmonik olmayan bu elektiriklenme aynı meridyen üzerinde bulunan organlarda farklı rahatsızlıklara neden olur.
Ayrıca yavaş yavaş çözülerek kana karışan civa başta sinirsel ağrılar, depresyon, korku, dermasızlık, başdönmesi, başağrısı, migren, belağrısı, alleji, bağısak mantarı, prostatiltihaplanması ve lenfbezelerinin şişmesine neden olur ve genelikle karaciğer böbrekler ve kalın bağısaklarda yoğunlaşarak, buradan bütün vücudu zehirler.( Bu konuda Berlin Üniversitesi 13.000 hasta üzerinde araştırma yapmıştır. (Nhp.4.94.555, Nhk. 1.00.46, Nhk. 6.97.51)
Benzol;
Benzol birçok organik maddenin yapımında kulanılan anamaddedir. Benzol başta: pestizid (haşere ilaçları ), naylon, sentetik madde, reçine, yağ, balmumu, renk maddesi, ilaç, sigara, klorbenzol, striol, benzoat ve sodyum benzoat yapımında kulanılır. Benzol bir kanserojen (kanser yapıcı ) maddedir. İnsanın savunma sistemini (İmmun) zafiyete uğratır, kandaki Alyuvarları tahrip ederek kansızlığa ve hatta kan kanserine neden olur. Bu nedenle benzine kurşun yerine benzol katıması çok daha zehilidir.(Na. 6.95.49)
Kurşun;
Kurşun sinirleri zedeler hatta felçe yolaçar vede kısırlaştırır. Insanın dikkatini dağıtır, aklidengesine tesireder. Genellikle böbrekler, karaciğer beyne zarar verir, çünkü bu organlar yabancı maddeleri hemen dışarı atma özeliklerine sahip değildir. Kur?un 1/3 oranında sudan, 1/3 oranında havadan ve 1/3 oranındada besinmaddelerinden alınır. (Brigi. 8.94.156-6)
Amalgma dolgusu olanların dikkat etmesi gerken hususlar:
1-) Limonlu ve sirkeli besinler civayı çözer, bu nedenle bunlarda uzak durulmalı
2-) Sakız civayı çözer
3-) Uzun süreli ve çok çiğneme civanın çözülmesine sebep olur.
4-) Sıcak yiyecekler ve içeceklerde civanın çözülmesine sebep olur.
Amalgam sökülürken dikkatedilmesi gereken hususlar:
1-) Amalgamın ağız düşerek yutulmasının mutlaka önlenmesi gerekir.
2-) Diş doktorlarının muayenehanelerini mutleka iyi havalandırmaları gerekir.
3-) Amalgam çıkarıldıktan sonra geçici olarak çimento veya plastik dolgu yapılmalıdır.
4-) Asla altın, palladiyum (bakır karışımlı ) ve titan kulanılmamalıdır.
Elektro-smog:
Elektromanyetik dalgaların etki alanı diyebieleceğimiz bu durum insanların % 4?ünde görülür ve aşağıdaki rahatsızlıklara sebep olabilir.
1-) Depresyon, immun zafiyeti ve kansere karşı mücadelede zafiyet doğar.
2-) Hücre bölünmesi anormal şekilde artar.
3-) Urlar çoğalır.
4-) Civanın vücuda yayılması artar.
5-) İştahsızlık, başağrısı, uykusuzluk, kronik hastalıklar,
Elekro-smog?dan korunma:
1-) Metal yataklardan kaçınılmalı
2-) Metal yorganlardan kaçınılmalı
3-) Mikrodalga fırınlar kulanılmamalıdır.
Alkol; Uzun süre alkol alma sonucu kişide kalp, pakreas, ve mide mukazası tahrip olur ve karaciğer yağlanır vede sertleşir. Böbreklerin tahribati zamanla büzülmesine nede olur. Beyin hücrelerinin tahribati sonucu beyin büzülür ve sinir sistemi tahrip olur vede beyin ve sinir sistemindeki tahribat sonucu hipofiz gudeside yıpranır ve ikdidarsızlık ortaya çıkar. Damarların içyüzeyi yağlanır sertleşir vede iltihaplaır. Psikolojik olarak ise ellerde titreme, hasaslaşma, korku, uyuyamama, şahsiyetini kaybetme (onursuz davranışlar) , organik ve psikolojik yetersizlıkler vede ikdidarsızlık hasıl olur. Biranın birleşimindeki şerbetciotu humulon, lupulon ve bunların alttürevlerini içerir. Humulon, lupulon ve alttürevleri aynı kadınlık ( dişilik ) hormonu östrojen (estrogen ) gibi etki yaparak zamanla erkekleri kadınlaştırır (burada görüyoruz). (Bu 07.03.72)
Sigara
1-) Washington dünyaya bakış enstitusü (Worldwatch Istituts in Washington) tarafından yapılan arştırmada dünyada 1990 yılında 21 milyon insanın sigaradan öldüğü tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
2-) Alman kanser kurumu (Deutsche Krebshilfe) Mart 1994?de Frankfurtta yaptığı açıklamada her yıl Almanyada 140.000. kişinin sigaranın sebep olduğu çeşitli hastalıklardan öldüğünü tesbietmişlerdir. Başta akciğer kanseri olmak üzere dudak,- ağız- ve gırtlakkanserine %95-98 oranında sigaranın sebep olduğu tesbit edilmiştir. (Na.6.94.16)
3-) Sigaranın hücreleri tahrip ettiği ve kişinin daha kolay kansere yakalanmasına sebep olduğu tespit edilmiştir. Almanyada 1996?da 212.888 kişi kanserden ölmüştür. (Nhk.1.99.18)
4-) Sigaranın birleşimindeki nitrosaminler, poli aromatik karbonhidrojenli bileşikler vede polonium 210’un kanserojen etkiye sebep olduğu tesbitedilmiştir.
5-) Sigara içerken karbonmonoksit (CO) gazı akçiger tarafından absorbe edilir ve kana karışan gaz oksijenden 300 defa daha büyük bir çekim güçü ile hemoglobine yapışır. Böylece karbonmonoksit oksijenin kanda dolaşmasını önler. Neticede beslenemeyen kalp ve beyin hücreleri ölmeye başlar vede önce hafızayafiyeti, kalpyafiyeti ve damarsertlikleri sonra ise beyinkanaması vede kalpenfaktürüsüne sebep olur.
6-) Sigaranın serbest radikalleri artırdığı bununda C-ve E- Vitaminlerinin aşırı harcanmasına sebep olduğu ve vitaminsizlik (avitaminoz) ortaya cıkar ve deri buruşarak kişı çirkileşir. E-Vitaminizetersizliği testosterol hormon yetersizliğine sebep olur ve kişide cinselgüçsüzlük (ikdidarsızlık) ortaya çıkar.
7-) Sigara dumanı ile birlikte siyanürasit (purikasit, siyanhidrikasit, hidrosiyanikasit =HCN) kana gecer, kandan böbreklere ve karaçiğere gecen purikasit burada kükürtle reaksiyona girerek tiosiyanat?a (Thiocyanat) dönüşür. Tiosiyanat (NCSH) tiroidbezindeki iyot oranını düşürür vede burada iyotun birikmesini önlüyerek guatra sebep olabilir. (Na.7.97.44)
8-) Sigaranın birleşimindeki benzol kan yapan organları (Omurilik, Dalak ve Karaci?er) tahrip ederek kankanserine (lösemi) sebep olur.
9-) Tütüne kadmiyum toplayan bitkide denebilir, çünkü yapraklarında aşırı miktarda kadmiyum depolar. Tiryakilerde 4-5kat daha fazla kadmiyum bulunur ve bu made çinkonun zıdı bir element olup, çinkoyu dışlar.Çinko 300 enzimin oluşmasında anahtar rol oynar, yani çinkoyetersizliği enzim yetersiyliğine, enzim yetersizliği ise sindirim boyukluğuna sebep olur. Pankreasın yeterince lipazenzimi salgılıyamaması yağhazımsızlığına yani et ve et mamüler, peynir ve mamüleri ve yumurta ve mamüleri yiyemezsiniz. Bu sadece bir enzimyetersizliği olduğunda olan durumdur. Çinko yetersizliği sonucu deriçatlaması, kanaması ve kuruması, saçların dökülmesi ve cinselgüçsüzlük (İkdidarsızlık) en belirgin semptomlardır. Bilindiği gibi sindirim organlari binlerce enzim salgılar.
10-) Polonıum 210; Sigara kurşun içerir, akçiğere ulaşan kurşun parcacıkları, bulunduğu yerden çevresine Polonium 210 radioaktif işınlar yayar. (Na.6.94.20)
11-) Sigara akçiğeri büzer, sertleştirir, siyahlaştırır vede nefes darlığına sebep olur. Kalp sertleşir, büyür, yağlanır, aritmi bozuklukları, tansiyon anormalikleri vede kronar yetmezliğı ortaya çıkar.
En çok kullanılan ilaç antibiyotik
ANKARA – Türk halkı en çok antibiyotik tüketiyor. Bu yılın 8 ayında en çok tüketilen ilaçlar arasında antibiyotikler birinci sırada yer alırken, bunu sırasıyla romatizma, ağrı kesici, soğuk algınlığı ve öksürük ilaçları izledi.
İlaç Endüstrisi İşverenleri Sendikası’ndan alınan bilgiye göre, Türkiye’nin 2006 Ocak-Ağustos dönemine ilişkin ilaç pazarı değer olarak yüzde 10, kutu olarak yüzde 11 oranında büyüdü.
Bu yılın Ocak-Ağustos döneminde Türk ilaç pazarında tedavi gruplarına göre en çok tüketilen ilaçlar arasında yüzde 16.5’luk pazar payı ile antibiyotikler birinci sırada yer aldı. Bu oranı yüzde 13’lük pazar payı ile romatizma, yüzde 8.7’lik pazar payı ile ağrı kesici, yüzde 7.9’luk pazar payı ile soğuk algınlığı ve öksürük takip etti.
Türkiye, 8 ayda 182 milyon dolarlık ilaç ihracatı gerçekleştirdi. Bu rakamla Türkiye’nin ilaç ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 gerilemiş oldu.
Yine bu dönemde ilaç ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında artan Türkiye, dünyada ilaç üretiminde kendine yeten 18 ülke arasında yer almasına rağmen, 2 milyar dolarlık ilaç ithal etti.

 

Yaklaşık igokcek

Dikkatinize çekebilir

Zatürre, Zatürre Belirtileri, Zatürre Tedavisi

  ZATÜRRE Bir diğer adı Pnömoni olan  zatürre hastalığı çok ağır seyreden ve kişiyi ölüme ...

4 Yorumlar

  1. Merhaba mahmut bey, ozon seti kullanın

     

  2. Kronik epididim rahatsızlığım var.. Senede bi kere kış aylarında 2 3 hafta çekiyorum.. Antibiyotik kullanıyorum.. Doktor 1 cm lik bir epdimik kist olduğunu söyledi.. Sizce ne yapmalıyım.. İksir bu kisti iyi leştirirmi ?

  3. hocam çok güzel anlatmışsınız ama neden kullanıcı yorumlarına yer vermemişsiniz. takdir edersinizki konu tıp olunca insanlar emin olmak istiyor.
    şahsen ben de acaba bu iş biraz ticari kurnazlık mı içeriyor diye düşünüyorum. öyle olmamasını umuyorum tabii. ben daha önce de yazmıştım size bir kaç kez eroin kullandım,, bu sıralar şakaklarımda ve ensemde şiddetli basınç hissediyorum görme konusunda da sorunlarım var titriyor bazen görüntüler. ve alnımda da ağrı var. sağ gözümün kenarında koyu renkli bir sıvı birikimi var gözümün iç kısmında sanki küçük çukur bir yara var. bana ne önerirsiniz???

    NOT: E-POSTA YOLLARSANIZ SEVİNİRİM. KULLANACAĞIM İKSİRİN ETKİSİ NASIL OLACAK, YANİ NASIL İYİLEŞTİRECEK. BİLDİĞİNİZ ÜZERE EROİNİN TOKSİK ETKİSİ ÇOK YÜKSEKTİR. BİR DE EROİNİN VÜCUTTA KALMA SÜRESİNİ DE BİLMİYORUM.. HASTANEYE GİTTİĞİMDE DOKTORLARIN PEK SUSKUN OLDUĞUNU GÖRMEKTEN SIKILDIM. SANKİ LÜTFEDİYORLAR. ((( LÜTFEN BANA AYRINTILI BİR AÇIKLAMA YAPAR MISINIZ? )))

    [email protected]

  4. amalgam konusunda yazdıklarınızın doğruluk payı nedir?dişlerimin çoğu amalgam bu konuda başka ne yapmamız gerekir
    hangi dolgu türü doüğru sizce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir